(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.02.2005 tarih ve 2004/141-2005/95 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekilinin, TTK. nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Bu dava, halefiyet ilkesine göre açılmış olup, davacı sigorta, sigortalısının isteyebileceği gerçek zarar miktarı kadar sigortalısına haleftir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki ekspertiz raporunda, aracın değerinin 34.000.000.000 TL., sovtaj değerinin ise 12.500.000.000 TL. olduğu belirtilmiş, davacı vekili ise aracın değerinin 40.000.000.000 TL., sovtaj değerinin ise 16.400.000.000 TL. olduğunu iddia etmiştir.
Davacı taraf aracın sovtaj bedelini 16.400.000.000 TL. olarak kabul etmiş, bu bedel üzerinden sigortalısına ödemede bulunmuştur. Bu durumda, belirlenen araç değerinden, davacının kabul ettiği 16.400.000.000 TL. sovtaj değerinin düşürülmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davacının kabulünde olan tutardan az olan bilirkişice belirlenen tutardaki sovtaj bedeli düşülerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, davacı vekili 22.02.2005 tarihli celsede, dava dışı zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından müvekkiline 5.000.000.000 TL. ödediğini, ödenen bu meblağın mahsup edilerek taleplerinin karara bağlanmasını istediği halde, bu husus gözden kaçırılarak ve bu meblağ mahsup edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 83.15 YTL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy