(6762 S. K. m. 25, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.02.2005 tarih ve 2001/1077-2005/14 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların üreticisi, distribütörü, satıcısı oldukları ve müvekkili şirkete makine kırılması poliçesiyle sigortalı ekskavatörün 02.06.2000 tarihinde arızalandığını, arızanın malzeme hatasından kaynaklandığını, gizli ayıp niteliğinde olduğunu ileri sürerek TTK. nun 1301 inci maddesi gereğince sigortalıya ödenen 2.431.747.105.-TL'nin reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hamamcıoğlu Müesseseleri Tic.A.Ş. vekili, satım akdinin davalı Enka Pazarlama A.Ş. ile yapılması nedeniyle üretici firmanın distribütörü olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Enka Pazarlama İhr. İth. A.Ş. vekili, makinenin 1 yıllık garanti süresinin dolduğunu, arızanın dava konusu makinenin ilk alıcısının kullanım hatasından ve malzeme hatasından kaynaklandığını, garanti süresinden sonra ücret karşılığında servis hizmeti veren müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, imalat hatasından kaynaklanan hasarın bir kısmının garanti kapsamında karşılandığı, davalı Hamamcıoğlu A.Ş.'nin distribütörlük sözleşmesinin ilave hükümler başlığı altındaki 12.2 nci maddesi gereğince üretici Cummins firmasının ticari mümessili ya da acentesi olmadığının açık ve net olarak belirlendiği, Türkiye'de şubesi bulunmayan yabancı firma hakkında acente sıfatıyla arızi bir işlem de yapmadığından bu davalının doğrudan veya izafeten sorumluluğunun söz konusu olmadığı, satıcı Enka Firmasının ise hasarın gizli ayıptan meydana gelmesi ve garanti kapsamında kalan kısmının karşılanması, ayrıca acente veya temsilci gibi bir konumunun da bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı üretici firma hakkındaki davanın atiye bırakıldığı gerekçesiyle bu davalı hakkındaki dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 1301. maddesi uyarınca açılmış rücu davası olup, halefiyet ilkesi gereğince sigortacı ancak selefinin haklarına sahiptir. TTK. nun 25 inci maddesine göre, satılan malın ayıplı olduğu açıkça belli ise 2 gün, değilse 8 gün içinde muayene ettirerek alıcı satıcıya ayıbı ihbar etmek zorundadır. Mutad bir muayene ile ortaya çıkarılamayacak, ancak fenni ve teknik bir muayene ile ortaya çıkabilecek ya da uzun bir süre kullanıldıktan sonra ortaya çıkabilecek gizli ayıplar için ticari satımlarda satıcının ayıba karşı tekeffülü TTK. nun 25/4 üncü maddesi gereğince 6 ay ile sınırlandırılmıştır. Yani ayıba karşı tekeffülden doğan dava zamanaşımı süresi malın teslimi tarihinden itibaren 6 aydır. Dava konusu sigortalı ekskavatör 02.06.2000 tarihinde motorun kam (eksantrik) milindeki mevcut imalat hatası nedeniyle motor kilitlenmesi sonucu hasarlanmış, bilirkişi raporunda motorun eksantrik kamları ve makaralardaki dökülmelerin malzeme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Ayıplı satımlarda satıcı ile imalatçı firma hukuki sebepleri farklı olmak üzere alıcıya karşı birlikte sorumludurlar. Mahkemece, sigortalı alıcının dava konusu ticari satımda anılan yasa hükümleri gereğince ayıbın niteliği de göz önüne alınarak süresinde ve usulüne uygun şekilde satıcıya ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı araştırılıp, kararda tartışılarak, malın teslim tarihi ve dava tarihleri de dikkate alınarak, davalı satıcı firmanın bu hasardan sorumlu olup olmadığı belirlenmeden, kararda bu hususlar tartışılmadan eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden de davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy