(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2004 tarih ve 2004/27-2004/101 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklık payını eşine devrettiğini, ancak kooperatif yönetim kuruluna yazılı başvuru bulunmadığından ferdileşme listesinde müvekkilinin hak sahili olduğunu, kooperatif ortaklık payına tekabül eden arsanın usulsüz ve yolsuz olarak iki parsele ayrılmak suretiyle davalı adına tescil edildiğini, eşinin açtığı davanın aktif husumet yokluğunda reddedildiğini, ileri sürerek, davalı adına yapılan 676 ada 2 parselin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif ortağı olduğunu, tasfiye kurulu tarafından arsanın parselasyonu yaptırılarak ortaklara paylaştırıldığını, dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davacının kooperatif ortaklık payını eşine devrettiği, bu suretle mülkiyet hakkından da feragat etmiş sayılacağı, devrettiği hakka dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açamayacağı, tescil işleminin hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının ortaklık hakkını eşine devrettiği gerekçesiyle aktif dava husumeti bulunmadığından ve esastan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, her ne kadar kooperatif ortaklık hakkını eşine devretmiş ise de, ferdileşme nedeniyle, davalı kooperatif tarafından ortaklık hakkı davacı üzerinde bırakılarak, kooperatife ait olan taşınmazın tapu kaydı davacı adına oluşturulmuş, davacı da daha sonra bu yeri eşine satmıştır. Ortaklık hakkına bağlı olarak, genel kurul kararı gereği kendisine ait olması gereken taşınmazın, kooperatif ortağı olan davalıya verildiğini ileri sürmek suretiyle işbu dava açıldığına göre, davacının aktif dava husumeti bulunmaktadır.
Öte yandan, kooperatif genel kurulunda alınan karar gereği, ortaklık hakkına dayanılarak, davalıya ait taşınmazda hak iddia edildiğine göre, husumetin taşınmazın önceki maliki olan kooperatife de yöneltilmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, davacının aktif dava husumeti bulunduğu gözetilmek suretiyle, kooperatife karşı dava açılabilmesi için süre verilip, dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı olduğu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy