(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2005 tarih ve 2003/212-2005/195 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatiften üye olmadan 6.000.000.000 TL bedelle zemin kattaki küçük dairelerden bir daire satın aldığını, müvekkiline örnek daire gösterilerek aynısının imal edilip teslim edileceğinin belirtildiğini, ancak davalının dairedeki noksanlıkları tamamlamadığı gibi ayrıca müvekkilinden üyelerden istenen 1.500.000.000 TL ek ödemeyi de talep ettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine, mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespitte belirlenen 13.340.000.000 TL noksan imalat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının daireyi peşin bedelle satın almadığını, kooperatife üye olduğunu, dava konusu dairenin davacıya teslim edilmeden davacı tarafından işgal edildiğini, davacının diğer ortaklarla birlikte genel kurulda belirlenen ödemelerden sorumlu olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ödemenin arsa bedeli ve davacının ortak olduğu tarih itibarıyla aidat ödemeleri toplamına ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kendi talebi doğrultusunda davacının kooperatife üye olarak kabul edildiği, davacı tarafından yapılan 6 milyar liralık ödemenin diğer ortakların ödemeleri seviyesinde olduğu, davacının genel kurullara ortak olarak katıldığı, genel kurul kararı gereğince 1.500.000.000 TL'nin de davacı tarafından ödenmesi gerektiği, inşaatlar henüz tamamlanmadığından tazminat talebinin yerinde olmadığı, yargılama sırasında davacının ihraç edildiği, ihraç kararının iptali için açılan davanın derdest olduğu, temyize konu bu davanın sonucunun diğer davada delil olması mümkün olduğundan o davanın sonucu beklenmeden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine, davacı dairesindeki eksik imalat bedellerinin davalı kooperatiften tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacının kooperatif ortağı olduğu kabul edilmiş, ancak davacı yargılama sırasında 12.5.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edilmiş, ihraç kararının iptali konusunda açılan davanın derdest olduğu dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Davacının açtığı bu dava üyeliğe bağlı olarak açılıp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece o davanın sonuçlanmasının bekletici mesele yapılması gerekirken temyize konu bu davanın sonucunun ihraç kararının iptali davasında delil olmasının mümkün bulunması gerekçesiyle o davanın sonucu beklenmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy