(5464 S. K. m. 17, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.03.2005 tarih ve 2004/35-2005/273 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile kartlı ödemeler sözleşmesi imzalayarak üye işyeri olduğunu, dava dışı F. Tankut Dikmen'in aldığı araç lastiği karşılığında 9.500.000.000 TL.'nı kredi kartı ile ödediğini, davalıya ait pos cihazının onay verdiğini, buna rağmen davalının satış bedelini ödemediğini ileri sürerek, anılan satış bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kimlik ve imza kontrolü yapılmadığını, alış verişin manyetik şeridi kopyalanmış gerçek ve geçerli olmayan bir kartla yapıldığını, davanın charge back riski için asgari bekleme süresi olan 6 aylık sürenin dolmasından önce açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sahte kartın 30.10.2003 tarihinde kullanıldığının anlaşıldığı, kartın sahteliğinin anlaşılması sonrasında, ihtilaf konusu bedeli davalının 180 gün boyunca blokede tutma hak ve yetkisinin olduğu, davanın bloke süresinin dolmadan açıldığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka ile üyesi olan davacı iş yeri arasında yapılan kartlı ödeme sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, kredi kartının kullanıldığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında, charge back belgesinin gelmesi için beklenmesi gereken 180 günlük süre geçmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; karar tarihi itibariyle bu süre geçmiş olup, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Somut olayda, kredi kartı ile ödemede bulunulmuş ve davalıya ait pos cihazı onay vermiş olup, bu durumda, mahkemece, tüm dosya kapsamı ve davalı bankanın charge back belgesinin gelmediğine ilişkin yazısı da değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy