(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.04.2005 tarih ve 2003/186-2005/241 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle ihraç edildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yönetim kurulunca verilen 10.12.2002 tarih ve 193 sayılı ihraç kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının aidat borcuna genel kurul kararı olmaksızın gecikme zammı uygulandığı, bu durumda davacının gerçek borcundan fazla miktarda aidat talebine yönelik ihtarların geçerli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatiften ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık davacı kooperatifin 24.12.1994 tarihli genel kurulunda geciken ödemeler yönünden %10 gecikme faizi uygulanması yönünde aldığı kararın daha sonraki yıllardaki gecikilen ödemelere de uygulanıp uygulanamayacağı hususunda toplanmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, önceki yıllarda geciken ödemeler yönünden genel kurulca alınmış gecikme faizi kararının, takip eden genel kurullarda değiştirilmediği veya açıkça kaldırılmadığı müddetçe bu tarihten sonra genel kurulca ödenmesi karar altına alınan tüm aidatlara uygulanması gerekmektedir.
Mahkemece bu ilkeye uygun olarak 24.12.1994 tarihli genel kurulda alınan gecikme faizi uygulanmasına yönelik kararın takip eden genel kurullarda belirlenen ve gecikilen aidatlara da uygulanmak suretiyle davacıdan istenilen borç miktarının denetlenerek, davacıya gönderilen ihtarnamelerin yerinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy