(554 S. KHK. m. 62) (556 S. KHK. m. 5) (6762 S. K. m. 58) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.04.2005 tarih ve 2003/565-2005/599 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Bülbüloğlu Çekme Helva hizmet markasının tescil edildiğini, üzerinde eski tarihi Kastamonu evi bulunan alev kırmızısı kutu içinde satışa sunulduğunu, kutunun da tescilli olduğunu, davalının Çobanoğlu markasını kullanma biçiminin müvekkilinin markasına ve tasarımına benzetilerek iltibas yarattığını, marka ve endüstriyel tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 62 nci maddesi anlamında markaya tecavüz edildiğini, TTK.nun 58/1-a, 56 ve 57/5 inci maddeleri gereğince haksız rekabet ve iltibas oluşturabilecek haksız fiilin tespit ve men'ine, ambalajların toplatılmasına ve imhasına, 5.000.000.000.-TL manevi, şimdilik 1.500.000.000.-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ambalajların renk, biçim ve kompozisyon bakımından farklı olduğunu, davacının ambalajının tescil edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davacı ve davalıların kullandığı ambalajların tipi, malzemesi, boyutları, grafik tasarımlarının benzer olduğu, davalının, davacıya ait özel biçim, renk, ebat ve ambalaj kompozisyonunu aynen yada aynına yakın kullanmak suretiyle iltibas yarattığı, markaya tecavüzün kanıtlanamadığı, maddi tazminat talebinin atiye terk edildiği, davalının eyleminin davacının haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin reddine, davalının davacı aleyhine yaptığı haksız rekabetin men'ine, davalı ambalajlarının toplatılarak imhasına, hükmün ilanına, markaya tecavüz istemlerinin reddine, maddi tazminat talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz edilmiştir.
1- Dava, marka ve endüstriyel tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, markaya tecavüz ve manevi tazminat isteminin reddine, haksız rekabetin önlenmesine karar verilmiştir.
556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5/2 nci fıkrası gereğince, marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. Bu durumda, mal veya ambalaj tescili, marka sahibine, mal veya ambalaj için inhisari hak sağlamaz. Davacının markası da ambalajı ile birlikte tescillidir. Anılan maddenin ikinci cümlesinde belirtilen koruma dışı hal, ambalajı oluşturan ürün kutusu içindir. Ancak, marka tescil belgesindeki kelime, renk, şekil ve kompozisyondan oluşan işaret, anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 9 ve 61 inci maddeleri uyarınca davacıya inhisari hak sağlar. Bu bakımdan, marka hakkına dayalı talebin 5/2 nci fıkrası uyarınca reddi yerinde değildir. Öte yandan, davalı, markasını tescil ettirdiği haliyle kullanmadığı gibi, ürün ambalajını da kompozisyon itibariyle davacının tescilli markası ile iltibas oluşturacak şekilde piyasaya arz ettiğine göre, tecavüzün oluştuğunun kabulü gerekir. Ayrıca, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 62/b maddesi gereğince, marka hakkı tecavüze uğrayan marka hakkı sahibinin, manevi tazminat talep etmeye hakkı vardır. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, yazılı olduğu şekilde markaya tecavüzün kanıtlanamadığı ve manevi tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle, bu istemler yönünden davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan, davacı, tescilli endüstriyel tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğunu ileri sürerek önlenmesini talep etmiş olup, mahkemece bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı tarafından gönderilen yazı cevabında, davacının endüstriyel tasarım başvurusunun kesinleştiği ancak şekil eksiklikleri nedeniyle tescil edilmediği bildirilmiştir. O halde mahkemece, endüstriyel tasarım belgesi almak için yapılan başvurunun hak sahibine koruma sağlayacağı gözetilmeden, bu talep hakkında karar verilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de; mahkemece, davalının eyleminin haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilmiştir. TTK.nun 58/e maddesi gereğince, haksız rekabet nedeniyle BK.nun 49 uncu maddesindeki şartlar mevcut ise, zarar gören manevi tazminat isteyebilir. Mahkemece, bu hususlar dahi gözetilmeksizin, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yanlış olmuştur.
4- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1, 2, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy