(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 283, 440, 459)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.07.2004 gün ve 2002/384 - 2004/660 sayılı kararı onayan Daire'nin 31.03.2005 gün ve 2004/10159 - 2005/3090 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin işyeri sigorta poliçesi ile yangın rizikolarına karşı sigorta güvencesi altına aldığı davacıya ait işyerinde meydana gelen yangın sonucunda belirlenen KDV hariç zararın tutarı 752.604.861.659.-TL'ye ilişkin itirazın iptali davası sonucunda davalı yanca ödeme yapıldığını, ödenen tutar için Maliye'ye KDV ödemek zorunda kalındığını, bunun için ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte toplam 252.867.806.619.-TL için icra takibi yapıldığını, ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, reeskont faiziyle birlikte alacağın tahsiline, % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta limitinin 750.000.000.000.-TL olduğunu, poliçede KDV ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını, KDV için önceden temerrüde düşmediklerini, hasar gören malların davacıya ait olmadığını belirterek, davanın reddini ve % 40 tazminat istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 126.263.200.000.-TL asıl alacak, 107955.036.000.-TL işlemiş faiz alacağının tahsiline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, Dairemizce hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davacı kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden reddedilen miktar üzerinden İİK. nun 67/2 nci maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına karar verilmemiş olmasında bir isabetsizlik olmadığından, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece hükme dayanak yapılan ve faiz hesabını da içeren bilirkişi raporuna, davalı vekilinin faizin fazla hesaplandığı yolundaki itirazı değerlendirilmek üzere, aynı bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken bu yön üzerinde durulmadan hüküm tesisi doğru olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin HUMK. nun 440 ncı maddesine uygun olmakla kabulü gerekmiştir.
3- Daire kararından faiz oranlarına yönelik olarak karar düzeltilirken hüküm fıkrasında 17.02.2002 tarihinden itibaren % 55 oranında faiz ilavesi yazılmış olup, oysa 17.02.2002 tarihinin 17.05.2002 olarak yazılması gerektiği halde maddi hata sonucu 17.02.2002 yazıldığı anlaşıldığından bu maddi hatanın HUMK. nun 459 ncu maddesi gereğince düzeltilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle Daire kararının sonuç kısmının üçüncü satırında yer alan 17.02.2002 tarihinin çıkartılarak yerine 17.05.2002 tarihinin yazılarak Tashihine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy