(1086 S. K. m. 237) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.02.2005 gün ve 2004/626-2005/117 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.11.2006 tarihinde davacılar avukatı Muktedir İlhan gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunarak incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili Telsim A.Ş. adına Mavi Reklamcılık A.Ş'e dava dışı Rumeli Telekom A.Ş. ile davalı dernek arasında imzalanan 3.4.2000 günlü sponsorluk sözleşmesi gereğince 2001/2002 futbol sezonu için davalı derneğe 8.000.000 USD ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin feshi sebebiyle İstanbul 10. Ticaret Mahkemesinin 2001/2139 E s. dosyasında dernekçe sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla sponsor müvekkilleri aleyhine 10.250.000 USD ücret ve cezai şartın tahsili müvekkillerince de karşı dava olarak sözleşmenin feshine davacının neden olduğu gerekçesiyle 10.000.000 USD, protokolden kaynaklanan 5.000.000 USD cezai şarttın talep edildiğini, sözleşmenin feshinden hemen sonra davalıların aynı sezon için dava dışı İş-Tim A.Ş. ile sponsorluk sözleşmesi imzalayıp 3.000.000 USD ücret kararlaştırdıklarını, yargılamanın devamı sırasında oluşan bu duruma dayanılarak davalıların sonradan imzaladıkları sponsorluk sözleşmesi ile elde ettikleri 3.000.000 USD'lik ücretin mahsup edilmesi savunulmuş olmasına rağmen mahkemece bu konuda herhangi bir hüküm oluşturulmadığını, bu biçimde davalıların aynı dönem için o davada müvekkilleri aleyhine hükmolunan ücret ve cezai şart yanında mükerrer olarak 3.000.000 USD'lik tahsilat yaptıklarını ve haksız kazanç ve sebepsiz zenginleşmelerinin oluştuğunu ileri sürerek, 3.000.000 USD'nin ödeme gününden itibaren döviz faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, davacıların bu davada ileri sürdükleri hususun kesinleşen davada değerlendirildiğini davanın reddedilerek kararın kesinleştiğini, ortada kesin hüküm bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesinde davalı derneğin sözleşmenin feshinden sonra elde ettiği sponsorluk ücretinin davada mahsup edilmesini belirtilerek takas definde bulundukları, bu def'in mahkemece deliller toplanarak yerinde görülmeyip reddedildiği ve gerek temyiz gerekse karar düzeltme itirazlarının da ileri sürülmesine rağmen Yargıtay'ca değerlendirilip itirazların reddedildiğini, alacaklı tarafından açılan bir davada davalının karşılık bir alacağına dayanarak takas def'inde bulunması üzerine dava reddedildiğinde hüküm fıkrasından yalnızca alacaklının davanın reddedildiğinin bildirileceği, karşı alacağın sona erdiğinin ise yine hüküm gerekçesinden anlaşılacağı, ancak, takas talep edilen alacak ve karşılık alacak sona erdiğinde bu hükmün bağlayıcılığı yalnız dava konusu edilmiş alacağın sona ermesine inhisar etmeyip, takas edilen karşılık alacağın sona ermiş olduğunu da kapsayacağı, bu sebeple deliller toplanarak takas/mahsup talebi kabul görmediğinden dava reddedilmiş olmakla 2. bir davada tekrar ödenmesinin kesin hüküm sebebiyle mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Karar: 1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının önceki davada eldeki davanın konusunu oluşturan alacağı takas olarak ileri sürmüş ve mahkeme gerekçesinde de sair talepleri yanında takas talebinin de reddedilmiş olmasına, aynı itirazların temyiz ve karar düzeltme aşamasında da ileri sürülmüş olmasına rağmen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nce itirazların reddedilerek kararın kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava kesin hükmün varlığı ve bu sebeple eldeki dava açısından dava şartı yokluğu sebebiyle reddedildiğine göre davalılar yararına AAÜT'nin 8/3. maddesi gereğince tarifenin 2.kısmının 2. bölümündeki ücreti vekaletin verilmesi gerekir iken nisbi ücreti vekalete hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. madde gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının 4 numaralı bendindeki 42.834.17 YTL nisbi ibaresinin çıkarılarak yerine 350 YTL maktu ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, davalı taraf duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy