(818 S. K. m. 118)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.04.2005 tarih ve 2004/380-2005/146 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kurbanlık kuzularını davalının kamyonu ile 50.000.000.-TL nakliye ücreti karşılığında Bursa'ya götürdüğünü, müvekkilinin kuzularının İbrahim Konçar'ın sergisinde satılarak 1.275.000.000.-TL.sının toplandığını, İbrahim Konçar'ın bu parayı müvekkiline vermesi için davalı Recep Önder'e teslim ettiğini, ancak davalının bu parayı müvekkiline vermediğini bunun üzerine 50.000.000.-TL nakliye parası düşüldükten sonra kalan 1.225.000.000.-TL için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının 22 adet kurbanlığını satılmak üzere kendi arabasıyla Bursa'ya götürdüğünü, bunların nakliye, 1 hafta süreyle yem, yer, bakım masraflarının kendisi tarafından karşılandığını, 400.000.000 TL'lik bu masraflar düşüldüğünde bakiye 760.000.000 TL ödemeyi teklif ettiği halde davacının kabul etmediğini savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararı Dairemizce yargılama aşamasında davalının, satıcı İbrahim Konçar'dan satılan kuzuların bedelini aldığını, ancak bu bedelden nakliye gideri ve kuzuların bakımı için yaptığı harcamaları indirerek, kalan miktarı davacıya teklif ettiğini savunmuş olmasına göre, davalının BK.nun 118 inci maddesi uyarınca takas-mahsup talebinde bulunduğu, bu nedenle davalının bu savunması üzerinde durularak bu husustaki delillerinin toplanması ve sonucuna göre davacının alacağının tayini gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 2 seferde nakledilen davacı koyunlarının diğer koyunlar yanında 10 gün boyunca pazarda beklediği, bu süre boyunca parça parça satılan koyunlar için yer, yem ve çoban masrafı yapıldığı, bu masrafların davacı tarafından karşılandığı, bu masraflardan kimin sorumlu olduğu hususunda taraflar arasındaki anlaşma hususunda bir delil bulunmadığı, davalının davacının payına düştüğünü iddia ettiği 400.000.000 TL'yi nasıl hesapladığı, bunun satış parasından ayrı talep edilip edilemeyeceği hususlarını ispatlayamadığı, davacı vekilinin nakliye bedelinin 66.000.000 TL olarak kabul ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 16.000.000 TL dışındaki takibe itirazının iptaline, hükmolunan meblağın %40'ı oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, mahkemenin davanın kabulüne dair önceki kararı Dairemizce davalının takas-mahsup savunması üzerinde durulmadığı, bu konudaki deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Davalı, davacıya ait 22 adet kurbanlığı satılmak üzere kendi hayvanlarıyla birlikte Bursa'ya götürdüğünü, bunların nakliye, yem, bakım, yer ve çoban masraflarını kendisinin karşıladığını, 400 milyon liralık bu masrafların hayvanların satış bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş, davalı tanıkları, tarafların bu masrafların satış bedelinden mahsubu konusunda anlaştıklarını, koyunların 22 adedinin davacıya ait olduğunu, bunların en son satıldığını, 10 gün boyunca pazarda kaldığını, masrafların davalı tarafından karşılandığını belirtmişlerdir. Davacı, nakliye parasını 66.000.000 TL olarak kabul ettiğinden bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi incelemesiyle davacı hayvanları için pazarda kaldıkları süre boyunca yapılacak yem, bakım, yer ve çoban masrafları tespit edilerek satış bedelinden bu miktar düşülüp bakiyesinin hüküm altına alınması gerekirken bozmanın gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile ve gerekçesi belirtilmeden bu masrafların davacı tarafından yapıldığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy