(1086 S. K. m. 74, 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fatih Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.02.2005 tarih ve 2004/254 - 2005/88 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Behzat Kuruç'un müvekkili şirketin ortağı olup, müdürlüğünü yürüttüğü sırada diğer davalı ile işbirliği yaparak müvekkili şirketin imalathanesinin bulunduğu taşınmazın geçerli bir kira sözleşmesi mevcutken yeniden eski tarihli beş yıllık bir kira sözleşmesinin yapıldığını, kira bedeli ödenmediğinden bahisle davalı Hüseyin Kuruç'un müvekkili şirkete karşı icra takibi başlattığını ve şirket mallarının büyük bir kısmını alacağına mahsuben aldığını, icra takibinin dayanağını teşkil eden kira sözleşmesinin muvazaa nedeniyle batıl olduğunu ileri sürmüş ancak yargılama sırasında davayı ıslah ederek şirket yetkilisinin sonradan verdiği icazet sonucu söz konusu kira sözleşmesinin geçerli olduğunun anlaşıldığını, bu durumda davalı Hüseyin Kuruç'un sözleşmenin fiilen son bulduğu tarihe kadar olan 6.000.000.000 TL kira bedelini talep edebileceğini ancak davalının haczedilen malların satışı sonucu 16.500.000.000 TL nı tahsil ettiğini ileri sürerek fazladan tahsil edilen 10.500.000.000 TL'nın faizi ile birlikte istirdatına ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hüseyin Kuruç vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, taraflar arasındaki kira sözleşmesi süresinden önce sona erdiğinden davacının toplam 9.361,00 YTL fazla ödemede bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın icraya yapılan ödeme tarihi olan 14.06.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hüseyin Kuruç'tan alınmasına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davacı şirket tarafından ödenen paranın sadece faiziyle birlikte istirdatının istenmiş olup, ticari işlerde uygulanması mümkün bulunan avans faizinin açıkça istenmemiş olmasına göre mahkemece HUMK. nun 74. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak yasal faize karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön olmadığından, davacı ve davalılardan Hüseyin Kuruç vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile verilen kararın davalılardan Hüseyin Kuruç yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Behzat Kuruç vekilinin temyiz itirazlarına gelince; hükümden sonra davacı tarafça verilen 18.05.2005 tarihli dilekçede davalılardan Behzat Kuruç hakkında açılan davadan feragat edildiğinin belirtilmiş olmasına göre, hükmün kesinlik kazanmasından önce anılan davalı hakkında yapılan feragatın mahkemece değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın davalı Behzat Kuruç yönünden öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıda yazılı bentte açıklanan bozma neden ve şekline göre de, davalı Behzat Kuruç vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı Hüseyin Kuruç vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün davalı Hüseyin Kuruç yönünden ONANMASINA; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı Behzat Kuruç yönünden BOZULMASINA; 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Behzat Kuruç vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 377.49 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy