(6762 S. K. m. 1299) (2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.11.2004 tarih ve 2004/274-2004/458 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete zorunlu trafik sigortalı bulunan toplam 14 aracın ayrı ayrı yaptıkları trafik kazalarında yaralanan kişilerin, müvekkile ait ambulanslar ile kaza mahallinden alınıp en yakın hastaneye sevk edildiklerini ileri sürerek, toplam (1.497.487.500) TL hizmet bedelinin, hizmet tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından talep edilen meblağ kadar harcama yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Ancak bu türden davalarda öncelikle davalının zarar sorumlusu olup olmadığı tespit edilmelidir. Somut olayda ise davacı tarafından sadece dava konusu trafik kazalarına ilişkin kaza tespit tutanakları sunulmuş, mahkemece de başka hiçbir araştırma yapılmadan bu tutanaklarda davalıya ait poliçe tarih ve numaralarının belirtilmiş olmasıyla yetinilerek davalının sorumluluğuna hükmedilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, davalıya ait oldukları ileri sürülen poliçeler getirtilip incelenmeden ve davalının sorumluluğu gerektiği gibi belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bu incelemeden sonra davalının sorumlu olduğu belirlenen trafik kazaları dolayısıyla davacıya bir ödeme yapıp yapmadığı da tespit edilmelidir. Zira ancak bu incelemeyle mükerrer ödemenin önüne geçilebilir. Mahkemece bu hususa ilişkin bir inceleme yapılmamış olması dahi doğru görülmemiştir.
3- Yine, TTK.nun 1299 ve 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1 inci maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (ZMSS) Genel Şartlarının 12 nci maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortacıya bu şekilde bir ihbar yapılmamışsa dava tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerekecektir. Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece, davalı sigortacının temerrüt tarihinin yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda belirlenmesi gerekirken, bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan yazılı şekilde olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı sigortacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy