(4389 S. K. m. 15) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.02.2005 tarih ve 2003/35-2005/44 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Etibank A.Ş.'nin Zonguldak Şubesi nezdinde (1.457.000.000) TL ve (5.350) Alman Markı bedelli iki ayrı vadeli mevduat hesabı açtırdığını, vade sonu olan 05.05.1999 tarihinde vadenin yeniden uzatılmasını istediğinde davalı banka çalışanı Gülden Dilaver'in müvekkilini tanımasından da yararlanarak, müvekkilinin elinden hesap cüzdanlarını alıp vade uzatma işlemlerini yaptığını, ancak bilgisayar sisteminde arıza olması nedeniyle cüzdanları sonradan müvekkiline ulaştıracağını söylediğini, Gülden'in müvekkiline bir vadeli mevduat cüzdanı verdiğini, döviz hesabına ilişkin cüzdanı ise vermediğini, sonradan davalı bankaya müracaat ettiğinde müvekkiline hesaplarının bulunmadığının bildirildiğini ileri sürerek, (1.457.000.000) TL ile (5.350) Alman Markı'nın 06.05.1999 tarihinden itibaren en yüksek Devlet tahviline ödenen faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili banka şubesi nezdinde açtırdığı dava konusu hesaplarında bulunan paraları, kendi imzasını taşıyan ödeme fişleri ile çektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı banka görevlisi Gülden'in kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile mahkum olduğu, davacının bu kişi vasıtasıyla zarara uğradığı, bu zarardan davalının sorumlu bulunduğu, talebin miktar itibariyle de yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ceza yargılaması sonucunda saptanan maddi olgu itibariyle, davalı banka çalışanı Gülden Dilaver'in iş bu dava konusu hesapta bulunan parayı zimmetine geçirdiğinin açıkça anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/3. maddesi uyarınca Fon'un her türlü harçtan muaf olmasına rağmen, mahkemece davalı Fon'un yargılama harcından sorumlu tutulması doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının ikinci bendinde yer alan tüm ibarelerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, çıkarılan bu ibareler yerine, Davacı tarafından yatırılan (25,39) YTL peşin harç bedelinin talebi halinde davacıya iadesine, davalı Fon harçtan muaf olduğundan bu hususta herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy