(1163 S. K. m. 16) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.03.2004 gün ve 2002/847 - 2004/160 sayılı kararı onayan Daire'nin 05.04.2005 gün ve 2004/5471 - 2005/3240 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının 17 yıldır kooperatif ortağı olduğunu, üyelikten ihraç kararının iptal edildiğini, bu süre zarfında davalı kooperatifin davacının üyeliğini kabul etmediğini, genel kurullara davet etmediğini, hatta 01.06.2000 tarih 6556 ve 6557 kayıt nolu dilekçe ile yapılan başvuruya rağmen genel kurula katılma isteğini kabul etmediğini, bu durumda yokluğunda alınan genel kurul kararlarının davacıyı bağlayamayacağını, temerrüt olgusu gerçekleşmeyeceğini, davacıdan ihtarla istenen 15.881.001.446.-TL ana para ve 70.417.172.149.-TL gecikme cezası ve toplu konut kredisi olarak iste-nen 3.950.000.000.-TL ana para 3.752.500.000.-TL gecikme cezasının neye göre istendiğinin belli olmadığını belirterek, bu nedenlerle borçlu olmadığının tespitini, birleşen davada da hakkındaki ihraç kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, her iki davanın da reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bu davada, davacının menfi tespit davasının 755.610.000.-TL.lık kısmının kabulü, kalan kısımla ilgili davanın reddine, birleşen davada ise iki ihtarda yazılı miktarda borç bulunmadığından ihraç kararının iptal gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş, Dairemiz'ce 1163 sayılı Yasa'nın 16/son maddesi nazara alınarak hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece hukukçu bilirkişi olarak görevlendirilen Avukat Yurdakul Tuncer'in daha önce taraflar arasında görülen davada, davalı yanın vekili olarak yer almasının hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olması ve borç tutarı bakımından ekonomist bilirkişice inceleme yapılmış bulunması nedeniyle sonuca etkili olmasının mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin HUMK.'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtica etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 22.90 YTL. karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 125.00 YTL. para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 23.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy