(6762 S. K. m. 320, 341) (818 S. K. m. 528) (1086 S. K. m. 25, 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.01.2005 tarih ve 2004/655-2005/28 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların, dava dışı Türkiye Halk Bankası'nın yönetim kurulu üyeleri ve çalışan müdür ve memurları olduklarını, müvekkillerinin ise bu bankanın denetçileri olduklarını ve davalıların, dava dışı iki şirkete verilen krediler nedeniyle bankayı zarara uğrattıklarını ileri sürerek, zararın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, özetle, zamanaşımı def'inde bulunmuşlar ve davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia ve dosya kapsamına göre, banka çalışanları ve yönetim kurulu üyeleri ile banka arasındaki uyuşmazlığa ilişkin bu davanın TTK. nun 320. ve 341. maddeleri kapsamında olduğu ve buna göre görevsizlik kararı veren Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, dosyanın anılan mahkemeye gönderilmek üzere görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların denetçileri oldukları bankanın, eski yöneticileri olan davalıların, usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankayı zarara uğrattıkları iddialarına dayalı, tazminat istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı Ankara Asliye 9. Hukuk Mahkemesi, işbölümü itirazı üzerine, dosyayı Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'ne göndermiş, bu mahkemece de; davada 4389 sayılı yasa hükümleri uygulanacağından bahisle, görevsizlik kararı verilerek, dosya Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesine gönderilmiş ve bu mahkemece de görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nin kararında da haklı olarak belirtildiği gibi, davada uyuşmazlığın 4389 sayılı yasanın uygulanmasından kaynaklanmadığı, bankanın eski yöneticilerinin usulsüz kredi kullandırmaları nedeniyle uğranılan zararın tahsili amacıyla, TTK. nun 320, 341 ve BK.nun 528. maddelerine dayalı olarak, banka denetçileri tarafından açılmış bir sorumluluk davası olduğu dosya kapsamından açıkça anlaşıldığından, Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nin görevsizlik kararı yerinde olmayıp, bu durumda Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen son görevsizlik kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, mahkemece; Dosyanın karar kesinleştiğinde Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesi şeklinde karar alınması doğru olmamıştır. Zira, HUMK. nun 25. maddesine göre, aynı davada verilen iki ayrı görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi durumunda, görevli mahkeme, merci tayini yolu ile Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından belirlenecektir. İkinci görevsizlik kararının temyiz edilmesi halinde ise, Yargıtay'ca verilecek karar, ilgili mahkemeyi bağlayacaktır. Buna göre de kararın belirtilen yönünün uygulama olanağı ortadan kalkacaktır.
Bu durumda, kararın temyiz edilip edilmeyeceği önceden bilinemeyeceğine göre, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın bu yönü ile bozulması gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 4.bendinde yer alan Karar kesinleştiğinde dosyanın merci tayini Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine ibaresinin hükümden çıkarılmasına, kararın HUMK. nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy