(818 S. K. m. 126)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2005 tarih ve 2003/218-2005/166 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin ortağı olduğunu parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın, eşiklik ilkesine aykırı olarak küçük ve eksik konut verildiğini, salonunun yarısının bekçi kulübesi yapıldığını ileri sürerek şimdilik 15.000.000.000 TL.'nin reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalının şerefiye farkını itiraz etmeksizin aldığını, konutların inşaat projesine uygun yapıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davacının kooperatif ortağı olarak diğer ortakların ödediği miktar kadar ödeme yaptığı, dava tarihi itibariyle konutunun emsal konutlar arasında 12.420.125.143 TL. fiyat farkı bulunduğu, eşitlik ilkesi uyarınca bu farkın istenebileceği gerekçesiyle 12.420.125.143 TL. sının avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, eşitlik ilkesine aykırı olarak davacıya teslim edilen konut ile emsalleri arasındaki farkın tahsili istemine ilişkindir.
BK. 126/4. maddesi gereğince, istisnai haller dışında dava zamanaşımının 5 sene olacağı hükme bağlanmıştır. Davalı vekili, dava konusu konuta ilişkin olarak 21.02.1998 tarihinde kur'a çekildiğini, davanın 17.04.2003 tarihinde açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiş olup, mahkemece, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Zamanaşımı def'i, davanın ve yargılamanın herhangi bir safhasında ileri sürülebilir. Zamanaşımına ilişkin def'i, ilk itirazlardan ve esasa ilişkin her konudan önce incelenmelidir. Bu konudaki def'i gerçekleştiği takdirde davanın bu yönden reddine karar verilmelidir.
O halde, davalı Kooperatif'in zamanaşımı def'i hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy