(6762 S. K. m. 1034) (Yangın Sigortası Genel Şartları B.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Düzce Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.12.2004 tarih ve 2000/863-2004/812 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan konutun, 1999 Düzce Depremi sırasında yıkıldığını, davalının müvekkiline 33.750.000.000 TL. ödemesi gerekirken 23.275.909.703 TL. ödemede bulunduğunu, müvekkilinin de bu parayı almak zorunda bırakıldığını ileri sürerek, 23.275.909.703 TL.'nin 12.11.1999 ile ödeme tarihi arasında işleyecek reeskont faizinin ve bakiye 10.474.090.297 TL.'nın 12.11.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçede belirlenen muafiyet tenzillerinden sonra müvekkilce hesaplanan meblağın davacıya ödendiğini, müvekkilinin başka bir borcunun kalmadığını, faiz talebinin de yasal dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ödemiş olduğu bedelin teminat altına alınan bedeli karşıladığı, geç ödemenin de söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deprem rizikosuna karşı sigortalı bulunan konutun uğradığı hasar bedelinin davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Yangın Sigortası Genel Şartları'nın B.5.1.5. maddesi uyarınca, binalarda, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas tutulur. Ancak bu bedelden eskime, yıpranma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri indirilir.
Bina yeniden inşa edilmeyecekse tazmin kıymeti, binanın rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki alım satım değerinden arsa kıymeti düşülmek suretiyle bulunur.
O halde mahkemece, davacının talep edebileceği tazminat miktarının bu ilkeler çerçevesinde hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak değerlendirme yapılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy