(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 tarih ve 2000/1292-2003/2128 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Hıdır Fazlıoğlu adına açılan hesaplardan çeşitli tarihlerde davalıya ödeme yapıldığını, hesap sahibi tarafından müvekkili aleyhine açılan davanın davalıya ihbar edildiğini, hesap sahibine icra takibi neticesinde ödeme yapılmış olduğunu ileri sürerek, 18.411.397.000.TL.nın 02.11.1999 ödeme tarihinden itibaren % 140 faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının vekil olmadığı halde hesaptan usulsüz yere para çekerek haksız zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı banka tarafından davalıya sebepsiz yere ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde dava dışı hesap sahibine icra takibi neticesinde ödenmek durumunda kalınan miktarı %140 cari kredi faizi ile talep etmiş, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının aldığı para, açıktan kredi kullanımı olarak nitelendirilmek suretiyle, %140 temerrüt faizi ile tahsile karar verilmiştir.
Ancak, davacı banka ile davalı arasında herhangi bir kredi ilişkisi bulunmayıp, davacı banka, davalıya parayı kredi kullandırımı şeklinde vermemiş, dava dışı hesap sahibinin vekili ya da yetkilendirdiği kişi olduğunu zannederek ödemiştir. O halde taraflar arasında kredi ilişkisi bulunmaması nedeniyle dava konusu alacağa kredi faizi oranında temerrüt faizi uygulanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy