(1479 S. K. Ek m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 27.04.2005 tarih ve 2004/673-2005/206 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın Şişli Şubesi'nden 04.02.1998 tarihinde havale edilen 94.811.000.000.-TL ile 05.02.1998 tarihinden havale edilen 146.919.349.050.-TL'nın 18.02.1998 tarihinde müvekkili hesabına geçirildiğini, bu nedenle doğan 7.095.464.192.-TL reeskont faizi alacaklarının 1.0104.313.815.-TL kısmının eksik ödendiğini, oysa gecikme nedeniyle reeskont faizinin uygulanması gerektiğini, ayrıca 1479 sayılı Yasa'nın Ek 6. maddesi uyarınca hesaplanacak faizden de sorumlu olduğunu, ödenmeyen meblağ için, 1479 sayılı Yasa'nın ek 6. maddesi uyarınca, 1.378.554.251.-TL cezai şart, 44.323.828.-TL vadesiz mevduat faizi ve temerrütten kaynaklanan 1.444.533.411.-TL reeskont faizi alacaklarının ve ayrıca toplam kurum zararının, davanın açıldığı tarihten tahsil tarihine kadar reeskont faizi, 1479 sayılı Yasa'nın ek 6. maddesi gereğince reeskont faizi ve vadesiz mevduat faizi alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz olduğunu, paraların 18.02.1998 tarihinde hesaplara intikal ettirildiğini, ayrıca havale tarihleri valör tarihi kabul edilerek vadesiz mevduat faizi tahakkuk ettirdiği gibi, repo faiz oranı dikkate alınarak ilave faiz tahakkuku ile ödeme yapıldığını ve temerrüde düşülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; görev uyuşmazlığı giderildikten sonra yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, toplam 656.680.630.-TL'nın, temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararın taraflar arasındaki protokol ve mevcut düzenlemelere göre, ancak gecikme dolayısıyla vadesiz mevduat faizi talep edebileceği, ayrıca anapara alacağı niteliğindeki bu alacağının geç ödenmesi nedeniyle 1479 sayılı Yasa'nın Ek 6. maddesi hükmüne göre cezai şart mahiyetindeki vadeli mevduat faizi ve 22.11.1989 tarihli protokol hükümlerine göre ayrıca vadesiz mevduat faizi ile, gecikmeden dolayı reeskont faizi talep edilebileceği ve ayrıca hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı, bankacılık alanında uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulması üzerine, mahkemece yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak, bozma ilamında belirtilen ilkelere göre yapılan hesaplamaya göre, davalının ödenmesi gereken paranın fazlasıyla ödenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 28.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy