(6762 S. K. m. 1263)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.02.2005 tarih ve 2004/750-2005/50 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait gayrimenkulün davalı şirket nezdinde sigortalı bulunduğu sırada her iki teras balkonunun fayanslarında kırılma ve çatlamaların olduğunu, davaya konu hasarın teminat kapsamına giren teras balkonunun zemin ve yan duvarlarındaki fayansların teras balkonuna yağan karların donması sonucu oluştuğunu, bu durumun Dahili Su Klozu ile verilen teminat içerisinde kaldığını, ancak davalı şirketin hasarın poliçe genel şartları kapsamında gerçekleşmediğini belirterek ödeme yapmadığını ileri sürerek meydana gelen zararın karşılanması amacıyla 1.740.000.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hasarın terastaki fayanslarda meydana geldiğini, terasın binanın eklentisi sayılamayacağını ve fayansın da tesisat olarak kabulünün mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, balkonlara ait zemin ve duvar fayanslarındaki zararın ağır geçen kış koşulları nedeniyle meydana gelen büzüşmeden kaynaklandığı, bu durumun sözleşme ile verilen teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalıya konut paket poliçesi ile sigortalı yerde meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. Hasar, davalıya sigortalı konutun teras balkonunun duvar ve zemininde kaplı fayansların ağır geçen kış koşulları nedeniyle oluşan aşırı ısı farklılıkları sonucu üzerlerinde bulunan sırlarından atarak kırılmalarından kaynaklanmıştır. Mahkemece hasar poliçe kapsamında bulunan dahili su klozu teminatı içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dahili Su Klozu ile bina içindeki su depo ve sarnıçlarının, su borularının, kalorifer kazan, radyatör ve borularının, temiz veya pis su tesisatının patlaması, taşması, sızması, tıkanması, kırılması ve donmasının doğrudan sebep olduğu zararlar, donma sonucu tesisatta ve tesisata bağlı cihazlarda meydana gelen zararlar ile teminat kapsamına giren zarara yol açan tesisatın onarılması maksadıyla duvarın açılması ve kapatılması için yapılan masraflar teminat kapsamına alınmıştır. Mahkemece oluşan zarar donma sonucu tesisatta meydana gelen hasar kapsamında ele alınarak davanın kabulüne karar verilmişse de dahili su klozu ile sigortalı binanın su tesisatı veya bununla bağlantılı yerler ile bu yerlerin sebebiyet verdiği veya bu yerlerde oluşan zararların giderilmesi amaçlandığından somut olayda zarar gören fayansların bu kloz kapsamına alınan su tesisatı veya cihaz olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, dahili su klozu kapsamına girmeyen hasarın bu kapsamda değerlendirilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy