(6762 S. K. m. 393/2, 402, 403)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.12.2004 tarih ve 2003/884-2004/1316 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Silivri Seymenler Köyünde bulunan, golf ve apart süit olarak adlandırılan tesislerinden bir adet apart süite ilişkin kullanma hakkı da veren intifa senedi çıkarması üzerine, satın alan dava dışı Mustafa Balıkoğlu'ndan devren aldığını, intifa senedinin geçerlilik koşullarına uyulmadan davalı tarafından çıkarıldığını, davalının çıkardığı intifa senedinin temelde apart süitleri kullanma ve golf tesislerinden yararlanma hakkı tanıdığını, intifa senedini ilk alan dava dışı Akfen A.Ş.nin davalıya 140.000 USD ödediğini, davacının da intifa senedinin verdiği tüm haklara sahip olduğunu, davalı şirketin davacıdan kullanma bedeli adı altında istemde bulunamayacağını, ancak davalının ortak gider adı altında ayrıca bir ücret aldığını, davalının kullanma ve sigorta bedeli, aidat ve ortak gider payına ilişkin olarak ihtarname ile ücret talep ettiğini, ödememeleri üzerine müvekkilinin apart süiti kullanma hakkının iptal edildiğini ileri sürerek, davalının ihtarnameye konu alacak iddiası nedeniyle muarazanın men'ine ve yine davalının apart süiti kullanma ve tesislerden yararlanma hakkını tek yanlı olarak iptal etmesi nedeni ile ödenen 140.000 USD' dan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 USD'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin TTK.nun 402 ve 403 üncü maddeleri ile ana sözleşmenin 34 üncü maddesi gereğince intifa senetleri çıkardığını, davacıların apart süiti ancak Apart süitleri Kullanma Esasları ve Şartları başlıklı sözleşme şartlarına göre kullanabileceğini, intifa senetlerinin sahiplerine sağladığı hakların intifa senedi üzerinde açıkça belirtildiğini, intifa senetlerinin ihracının TTK. ve ana sözleşme hükümleri gereğince şirket genel kurulunun yetkisinde olduğunu, davacının apart süitten yararlanma hakkının senette belirtildiği gibi hem intifa senedi sahibi olmasına, hem de intifa senedi sahibi ile şirket arasında yapılacak Apart süitleri Kullanma Esasları ve Şartları sözleşmesine uyulması koşuluna bağlı olduğunu, davacının sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle kullanma hakkının iptal edildiğini, intifa senedi ile sağlanan diğer hakların devam ettiğini, taraflar arasındaki apart süitten yararlanma hakkının akdi ilişki olduğunu, yapılan ihtarlara davacının uymaması nedeniyle kullanma hakkının iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK.nun 393/2 nci bentte düzenlenen ve aynı yasanın 402 ve 403 üncü maddesi uyarınca davalı tarafından çıkarılan intifa senedi sahibinin ortaklık hakları olmadığından, sahibine ortaklık hakkı vermeyeceğini, intifa hakkı sahiplerinin yararlanma hakları esas sözleşmede yer alsa dahi, anonim şirket ile intifa hakkı sahipleri arasında ortaklık sayılabilecek bir ilişki bulunmadığından, intifa hakkı sahiplerinin anonim şirkete karşı üçüncü kişi konumunda oldukları, anonim şirketin intifa senetlerini, intifa hakkının sahibinin onayı olmadan ortadan kaldıramayacağı, intifa senedinin vadesinden önce herhangi bir nedenle davalı şirkete iadesi halinde senet bedelinin şirketçe garanti edildiğine ilişkin düzenleme olmadığından, davacının temlik yolu ile el değiştirebilen intifa senedi için daha önce ödediği bedeli davalıdan talep edemeyeceği, davacının apart süiti kullanma ve golf tesislerinden yaralanma hakkı sona ermekle işlem temelinin çöktüğünü ileri sürerek intifa senedinin feshi ve başlangıçta ödenen 140.000 USD'nin kısmen de olsa iadesinin mümkün olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy