(1086 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.03.2005 tarih ve 2004/190-2005/40 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin teminat mektubuna güvence olarak 1992 yılında davalı bankanın Karamanlı Şubesi'nde açtırdığı 30.000.000.-TL karşılığı döviz hesabının davalı banka tarafından inkar edildiğini ileri sürerek, şimdilik 5.000.100.000.-TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacını, müvekkili bankanın Genel Müdürlüğü'nü davalı olarak gösterdiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olacağını 05.11.1992 tarihli döviz hesabına ilişkin davanın zamanaşımına uğradığını, davacı adına açılan hesapların muhtelif tarihlerde çekilerek kapatıldığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, süresinde bulunulan yetki itirazı gereğince davalının ikametgahı mahkemesi yetkili olduğundan dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, dosyanın talep halinde Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankada döviz mevduat hesabı bulunduğunu ileri süren davacının hesabının davalı banka tarafından inkar edilmesi nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, mahkemenin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
HUMK. nun 17. maddesine göre, tüzel kişiliğin birden fazla yerde şubesi bulunduğu takdirde o şubenin işleminden dolayı, şubenin bulunduğu yerde dahi dava açılabilir. Şubenin bulunduğu yerde açılan dava da esasında merkeze karşı açılmış demektir.
Somut olayda, davacı, davalı bankanın Burdur/Karamanlı şubesinde açtırdığı döviz hesabının davalı banka tarafından inkar edildiğini ileri sürerek alacak davası açmış, davalı banka ise, banka genel müdürlüğünün davalı olarak gösterildiğini savunarak yetki itirazında bulunmuş olup, mahkemece, davalının ikametgahı olan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Karamanlı ilçesinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığının 09.06.2004 tarih ve 278 nolu kararı ile Karamanlı Adliyesi kapatılmış ve Tefenni Adliyesi'ne bağlanmıştır.
Bu durumda, mahkemece, mevduat sözleşmesinin kurulduğu iddia edilen şubenin bulunduğu yerde dava açılmış olup, şubelerin de tüzel kişilikleri bulunduğuna göre, mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy