(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.04.2005 tarih ve 2003/27-2005/378 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı ham petrol emtiasının davalılar tarafından taşınması sırasında, meydana gelen trafik kazası sonucu zarar gördüğünü ileri sürerek, şimdilik 2.026.31 USD'nın faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davalıların malik ve sürücüsü oldukları araçla taşınması sırasında davacıya sigortalı emtianın zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesine dayalı olarak açılmış bulunan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin zarara sebebiyet veren üçüncü şahıstan halefiyet yoluyla rücuan tahsiline ilişkindir.
TTK. nun 1301 inci maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. TTK. 1301. maddesi hükmüne göre rücu davası açma hak ve yetkisi sigortalısına ödemede bulunan sigorta şirketine aittir. Sigorta şirketinin bu hak ve yetkiye sahip olabilmesi için sigortalı ile arasında sigorta sözleşmesinin bulunması, sigortacının rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalısına ödeme yapması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekmektedir. Rücu davasında sigortacı öncelikle halefiyet hakkını kazandığını belgeleriyle kanıtlamalıdır. Zira sigortacının, 3. şahsa rücu edebilme tarihi, sigorta ettirene ödeme yaptığı tarihtir.
Davacı vekili ödeme belgesi olarak 02.01.2002 tarihli hasara ait 17.961-USD tazminat ödenmesine ilişkin belge ibraz etmiştir. Ancak, talep edilen hasar bedeli 2.026,31-USD olup, dava konusu hasar 06.01.2002 tarihinde meydana gelmiştir. Halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan bu davada, halef sıfatının mevcut olup olmadığının belirlenmesi aktif dava ehliyetine ilişkin olmakla, davalı tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi mahkeme tarafından da re'sen dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır.
O halde mahkemece, davacı sigorta şirketine varsa sigortalısına ödeme yaptığını gösterir belge ile sigortalı ile aralarında düzenlenen sözleşmeyi ibraz edebilmesi için süre tanımak suretiyle davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığını araştırarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy