(818 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.02.2005 tarih ve 2004/949-2005/47 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkilinin eşine çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davalının poliçe teminatı çok daha fazla olduğu halde sadece 9.983.000.000. TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, yapılan ödemenin çok yetersiz olduğunu ileri sürerek 5.100.000.000. TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın kendisine havale edilen miktarı alırken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını, davacının sigortalılarının kusurunu ve başkaca zararlarını ispat etmesi gerektiğini, sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu kaza nedeniyle davalının davacıya 8.904.000.000. TL ödeme yaptığı, davacının ödemeyi kabul ederken başka herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını belirterek davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen destekten yoksun kalma tazminatının yetersiz olduğu iddiasına dayalı bakiye tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının 8.904.000.000.- TL'lik ödemeyi kabul ederken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığı, davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Mahkemece, davalı sigorta şirketinin davacıya ödemeyi banka havalesiyle yaptığı, karara esas alınan 29.03.2004 tarihli ibranamenin davacının kendi avukatı olan Av. Cihan Biçen'i ibrasına ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketinin ibra edilmesinin söz konusu olmadığı gözetilmeksizin, kazada davacı ve davalı sigortalısının kusur oranları ve davacının hak ettiği destekten yoksun kalma tazminatı miktarı bilirkişi incelemesiyle tespit edilip davacının ödenen miktardan başka bir alacağı olup olmadığı belirlenmeden anılan ibraname yanlış yorumlanarak eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy