(1163 S. K. m. 15, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.06.2006 tarih ve 2005/324-2006/245 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken istifa ettiğini, davalı kooperatif yönetim kurulunun 17.11.2004 tarihli kararı ile bu istifanın kabulüne karar verildiğini, ancak ödediği aidatların davalı tarafından halen ödenmediğini ileri sürerek davalı kooperatife ayrılma tarihine kadar yapmış olduğu ödemeler toplamı tutarı 75.300,00 YTL'nin alacağın muaccel hale geldiği 03.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yatırdığı aidatların tamamını değil, ancak kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosuna göre payını düşeni isteyebileceğini, ayrılan ortaklara yapılacak ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceğinden genel kurulda geri ödemelerin üç yıla yayılarak yapılması yönünde karar alındığını, çıkan veya çıkarılan ortaklar yerine yeni ortak kaydedilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatifin öz sermayesinden kişi başına düşen payın 81.501,51 YTL, kooperatifin 31.12.2004 tarihli bilançosunda ayrılan ortaklar için konan paradan bir kişiye düşen miktarın ise 81.070,98 YTL olduğu ve kooperatifin davacının parasını ödeyebilecek ekonomik güce sahip bulunduğu, 2004 hesap yılına ait bilançonun 02.04.2005 tarihinde yapılan genel kurulda kabul edildiği, bu genel kurul tarihi göz önüne alınarak davalı kooperatifin 03.05.2005 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olduğu, davacının bu tarihten itibaren faize hak kazandığı gerekçesiyle 75.300,00 YTL alacağın anılan tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ayrılan ortağın kooperatife ödediği aidatların iadesi istemine ilişkindir. Davacının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve bu istifasının yönetim kurulunun 17.11.2004 tarih ve 66 sayılı kararı ile kabul edildiği hususunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Davada çözüme kavuşturulması gereken yön kooperatife ödenen aidatların davacıya hangi tarihte ve ne miktarda geri ödeneceği noktasında toplanmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın ayrılan ortakların kooperatif üzerindeki haklarını düzenleyen 17. maddesi ile kooperatif ana sözleşmesinin anılan konuya ilişkin 15. maddesi hükümleri bir arada değerlendirildiğinde ayrılan ortaklara ayrıldığı yıla ait bilançoya göre hesaplanacak haklarının bu bilançonun genel kurulda kabul edilerek kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde geri ödenmesi, genel kurulda ödemelerin geciktirilmesi yönünde karar alınmamış olması şartına bağlı tutulmuştur. Ayrılan veya ihraç edilen ortaklara yapılacak ödemelerin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde genel kurulda alınacak karar ile ödemelerin üç yıl süreyle ertelenmesi mümkündür.
Somut davada davalı kooperatif tarafından yapılan savunmada, kooperatiften 2004 yılında 14 ortağın ayrıldığı, az miktarda ortağı bulunan kooperatiften bu sayıda ortağın ayrılmış olmasının ve bu ortaklara ödeme yapılmasının kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği, bu nedenle genel kurulda çıkan veya çıkarılan ortaklara yapılacak ödemelerin üç yıla yayılması yönünde karar alındığı belirtilmiştir. Davacının ayrıldığı yıla ait bilançonun görüşülerek onaylandığı 02.04.2005 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait tutanak incelendiğinde gündemin 13. sırasında ortaklıktan çıkanların sayısı ve yapılacak ödeme miktarı göz önüne alındığında kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokacağından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca ödemelerin üç yıla yayılarak yapılmasına karar verildiği görülmüştür. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sadece kooperatife ait 31.12.2004 tarihli bilanço incelenerek davacının bilançoya göre payına düşen miktar hesaplanmış ve bilançoya göre kooperatifin davacının parasını ödeyecek güce sahip olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak karar verilmişse de yapılan inceleme genel kurulda alınan ödemelerin ertelemesi yönündeki kararın yerinde olup olmadığı hususunda yeterli kanaati sağlayacak nitelikte bulunmadığı gibi değerlendirmenin sadece davacı ortağın kooperatiften olan alacağı yönünden yapılması da doğru olmamıştır. Oysa ki davalı kooperatif 14 ortağın kooperatiften ayrıldığını ve ayrılan ortakların yerine yeni ortak alınmadığını savunmuştur. Bu itibarla mahkemece, kooperatif ve muhasebe işlerinden anlar uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir kurul aracılığıyla kooperatife ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak, öncelikle istifa veya ihraç nedeniyle kooperatif ortaklığı sona erenlerin tümü birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılacak ödemelerin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği ve dolayısıyla genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığı hususu ile yine aynı bilirkişiler tarafından kayıtlara dayalı olarak yapılacak inceleme sonucuna göre davacının yerine yeni ortak alınıp alınmadığı hususlarında denetlenebilir ve hükme dayanak yapmaya elverişli bir rapor alınması ve sonucuna göre davacının isteminin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy