(CMR m. 29) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.10.2004 tarih ve 2003/748-2004/882 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emtianın, davalı tarafından gerçekleştirilen Almanya-Türkiye taşıması sonunda, emtianın araçtan çıkmadığını, uğradığı 9.609.000.000 TL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, başvuruları üzerine dava dışı Garanti Sigorta A.Ş ve davalının toplam 1.501.593.622 TL ödemede bulunduğunu ileri sürerek, geriye kalan 8.107.406.378 TL'nın davalıdan temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşımanın karayolu ile yapılan uluslar arası taşıma olup CMR konvansiyonuna tabi bulunduğunu, anılan konvansiyonun 23/3 üncü maddesi uyarınca, tazminat ödeme sorumluluklarının kilogram başına 8,33 SDR olduğunu, tazminat bedelinin müvekkili ve dava dışı Garanti Sigorta A.Ş. tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, olayda CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan konvansiyonun 23/3 üncü maddesi uyarınca hesaplanan tazminat miktarının davacıya ödendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat abonman sorumluluk sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesinin (CMR) 29 uncu maddesine göre, hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz hükmüne göre, taşıyıcının kastı veya kasta eşdeğer kusuru varsa, bundan sonra taşıyıcı, sorumluluğunu ortadan kaldıran, sınırlandıran veya ispat külfetini tersine çeviren hükümlerden istifade edemez. Bu madde koşullarının varlığı halinde taşımacının sorumluluğu sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamı üzerindendir.
Somut olayda, Almanya'dan Türkiye'ye taşınan davacının sigortalısına ait emtia, boşaltma esnasında araçtan çıkmamıştır. Davacı dava dilekçesi ile davalının çok ağır kusuruna dayanmadan ödediği sigortalısının zararının rücuan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ise düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davalının çok ağır kusurlu olduğunu iddia ederek yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı vekilinin davacı tarafın çok ağır kusurlu olduğu iddiasına savunmanın genişletilmesi itirazında bulunulmamış olmasına rağmen, davacı vekilinin talebi reddedilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, bilirkişi kurulundan davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınarak veya oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak, rapora itirazın karşılanması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişinin düzenlediği yetersiz rapora itibar edilerek ve davacı vekilinin itirazları kararda tartışılmayarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda, 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy