(6762 S. K. m. 1285, 1286, 1287)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2005 tarih ve 2004/32-2005/189 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı işyerinden 31.10.2003 tarihinde toplam bedeli 9.762.850.000 TL olan tekel maddeleri ve telefon kartlarının çalındığını, poliçe gereği sigorta şirketinin zararın %85'inden sorumlu olduğunu ileri sürerek 8.298.422.500 TL'nin 31.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı işyerinden iddia edilen miktarda mal çalınmadığını, ekspertiz raporuna göre çalınan malların toplam değerinin 4.240.459.000 TL olduğunu, işyerindeki sigaralar daha önceden Ak Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığından çifte sigorta nedeniyle davacının çalınan sigaralardan dolayı müvekkilinden talepte bulunamayacağını, bu nedenle ancak sigaralar dışındaki malların %85'i olarak azami 1.532.805.000 TL ile sınırlı sorumlu tutulabileceklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait işyerindeki sigara emtiasının daha önce işyeri sahibi lehine 14.10.2002/2003 vadeli poliçeyle başka bir şirket tarafından sigortalandığı, bu nedenle sigara emtiası yönünden davalı tarafından yapılan 2.sigortanın geçersiz olduğu, sigortalı işyerinde bulunan sigara dışındaki 1.637.150.000 TL bedelli emtianın tarafların karşılıklı kabulü ile %85'inden davalının sorumlu olduğu, bu hesaplama şekliyle davalının cevap dilekçesinde kabul ettiği miktardan daha az bir zarar meydana geldiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.532.805.000 TL'nin ekspertiz raporu tanzim tarihi olan 1.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı, hırsızlık nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkindir. Davacı Sultan Özkaya'ya ait tekel büfesindeki sigara emtiası Philip Moris A.Ş. tarafından ilk önce Ak Sigorta A.Ş.'nin "ticari hırsızlık sigorta poliçesi" ile 14.10.2002-14.10.2003 sigorta müddetince sigortalanmış, bu sigorta poliçesi 14.10.2003-14.10.2004 dönemi için yenilenmiştir. Davacı kendisi de Axa Oyak Sigorta A.Ş.'nin 1952182 nolu poliçesiyle işyeri paket sigorta poliçesi düzenletmiş ve aynı tekel büfesindeki emtiaları 11.09.2003-11.09.2004 dönemi için sigortalatmıştır. Hırsızlık olayı 31.10.2003 tarihinde meydana gelmiştir. Ak Sigorta A.Ş. sigorta poliçesinde, Philip Moris A.Ş. ile aralarında raf ünitesi ariyet sözleşmesi bulunan, tütün ve tütün mamulleri alım ve satımına haiz sigara satış ruhsatına sahip satış noktaları sigortalı olarak gösterilmiş ve sigorta teminatının sigortalı başına 3.000 USD ile sınırlı olup, sigortalı sayısının 20.000 adet olduğu, böylece sigara emtiasının 60.000.000 USD sigorta teminatı altında olduğu yazılıdır. Hırsızlık teminatı olan bu poliçe kapsamından, davacıya ait tekel büfesindeki sigara emtialarının ve sadece Philip Morris A.Ş.'ne ait tütün mamullerinin sigara emtialarının sigorta teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın sigortalı olduğu ve daha sonraki tarihli Axa Oyak Sigorta poliçesinde ise, tekel büfesindeki tüm emtianın hırsızlık teminatı içinde olduğu ve 15.000.000.000 TL. emtia hırsızlık teminatı olduğu bellidir.
Mahkeme bilirkişi raporunu esas alarak, çifte sigorta hükümlerine göre, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinin sigara emtiaları yönünden geçersiz olduğunu belirterek, davalı vekilinin cevap dilekçesinde beyan ettiği, alkollü içecek ve telefon kontörleri değeri toplamı olan 1.803.300.000 TL'nın poliçedeki %85 oranındaki sorumluluğa düşen kısmı olan 1.532.805.000 TL.'ye hükmetmiş, bilirkişi raporunda sigara emtiası dışındaki emtianın değeri belirtilmediği, mahkemenin hırsızlık tarihi itibariyle işyerinde stokta bulunduğu belirtilen 11.400.000.000 TL.'den, çalınan tekel emtiası bedeli olarak belirtilen 9.762.850.000 TL'yi düşerek 1.637.150.000 TL'yi sigara emtiası dışındaki çalınan emtia bedeli olarak belirlediği, bu miktarın %85'ine karar verdiğini açıkladığı halde, yukarıda anlatıldığı üzere 1.803.300.000 TL'nın %85'ine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda önce çifte sigorta mı kısmi sigorta mı olduğu hususunun belirlenmesi gerekir. Ticaret Kanunumuz birden çok sigorta başlığı altında, müşterek sigortayı (md. 1285), çifte sigortayı (md. 1286) kısmi sigortayı (md. 1287) düzenlemiştir. Ana kural, mal sigortalarında sigorta olunan değerin (menfaatin) sigorta bedeline denk (eşit) olması gerektiğidir. Sigortalı mal üzerindeki menfaatin, aynı riziko veya rizikolara karşı ayrı tarihlerde birden fazla sigortacı tarafından sigorta altına alınmasıyla belirlenen sigorta türü kısmi sigorta adını almaktadır. Bu sigorta tarihinde, sonraki sigortacıların sorumluluğu ilk sigortacı tarafından temin edilen sigorta menfaat değerini aşan kısım için söz konusu olmakta, bir başka anlatımla sigorta olunan menfaatin toplam değeri, her bir sigorta ilişkisine konu sigorta bedelinden fazla ve tüm sigorta bedellerine eşit bulunmakla sigorta ettirenin sigorta sözleşmelerinin başlangıç tarihlerine göre sırasıyla sigortacılara başvurması ve kısım kısım sigorta kuvertürüne aldırdığı menfaatinin maruz kaldığı zararının tazminini istemesi gerekmektedir. Müşterek sigortayla kısmi sigortayı çifte sigortadan ayıran en önemli fark, aslında müteaddit sigortacılar tarafından ödenecek sigorta bedelleri toplamının sigorta menfaat değerini aşmamasıdır. Müşterek sigortada sigorta bedelleri toplamının sigorta menfaat değerini aşması halinde, bir çifte sigorta söz konusudur. Kısım kısım sigortalarda da sigorta bedelleri toplamının sigorta menfaat değerini aşması halinde bir çifte sigortanın varlığından bahsedilebileceğini söylemek gerekir. Çifte sigortadan söz edebilmek için değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaatin sonradan aynı rizikolara karşı sigorta ettirilmiş olması gerekir. Sigortalı menfaat aynı neviden de olsa, yapılan müteaddit sigorta mukaveleleri farklı malları ilgilendiriyorsa çifte sigortanın varlığından bahsedilmeyecektir. TTK.nun 1286 ncı maddesi aynı kimse tarafından aynı rizikolara karşı sigorta ettirilme yasağını düzenlenmiş olup, aynı kimse tabiri, aynı menfaat sahibi olarak kabul edilmelidir. Dolayısıyla, çifte sigorta sadece her iki sigorta mukavelesini akdeden şahısların, yani sigorta ettirenlerin aynı kişi olması halinde söz konusu olmaz, çifte sigortanın meydana gelmesi müteaddit sigorta mukavelesinin aynı sigorta ettiren tarafından yapılmış olmasını şart koşmaz. Çifte sigortanın meydana gelmesi için, her iki sigorta mukavelesinin aynı tarihte akdedilmiş olması zorunlu olmadığı gibi, aynı tarihte sona ermesi de şart değildir, her iki sigorta süresinin kısmen kesişmesi yeterlidir. Çifte sigortadan bahsedilebilmesi için sigorta bedelinin sigortalı menfaat değerini aştığının somut olarak tespiti gerekir.
Somut olaya döndüğümüzde, önce tekel büfesindeki, Philip Moris sigaraları hırsızlık rizikosuna karşı sigortalanmış ve Ak Sigorta A.Ş. poliçesinde 3.000 USD. Sigorta bedeli belirlenmiştir. Sonradan düzenlenen Axa Oyak Sigorta poliçesinde bu kez tekel büfesindeki tüm emtia, hırsızlık rizikosuna karşı 15 milyar TL. sigorta teminatı altına alınmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Ak Sigorta A.Ş. poliçesi ile, işyerindeki Philip Moris'e ait sigaraların tamamının sigortalı menfaat kapsamına alınıp alınmadığı, ikinci kez yapılan sigorta poliçesindeki sigortalı emtialar içinde bulunan Philip Moris'e ait sigara emtiasının sigortalanmasının, çifte sigorta mı kısmi sigortamı olduğunun belirlenmesi gerekir. Bu amaçla, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetle davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde de inceleme yapılarak, Ak Sigorta poliçesi tanzim edildiği tarihte, bu tekel büfesinde bulunan Philip Moris'e ait sigaraların değerinin 3.000 USD sigorta bedelini aşıp aşmadığı, aştığı takdirde ikinci kez Axa Oyak Sigorta A.Ş. ile düzenlenen poliçe kapsamındaki Philip Moris A.Ş.'ne ait sigaralar yönünden kısmi sigorta olup olmayacağı, aşmadığı taktirde Philip Moris A.Ş.'ne ait sigaralar yönünden Axa Oyak Sigorta poliçesinin çifte sigorta oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeli, çifte sigorta olması halinde, Philip Moris'e ait sigara emtiası dışında kalan diğer sigaralar, alkollü içkiler ve telefon kartlarının zarar gören miktarı ve değeri belirlenmeli, kısmi sigorta olması halinde de davalının ne miktar zarardan sorumlu olduğu somut bir şekilde saptanmalıdır. Bu hususlar incelenmeden eksik bilirkişi raporuna göre yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiş, hüküm davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy