(556 S. KHK. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Hakları Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.02.2005 tarih ve 2004/152-2005/36 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında DIADORA ibareli markanın 11.02.1985 tarihinden itibaren 14, 18, 25, 28 ve 31 inci sınıf emtialarda kullanılmak üzere Türkiye'de tescilli bulunduğunu, tanınmış olan bu markanın bir çok ülkede tescil edildiğini, davalı şirketin 18, 24 ve 25 inci sınıf emtialarda kullanılma üzerek ADIDORA ibareli markayı tescil ettirmek için diğer davalı kuruma başvurduğunu, anılan markanın müvekkili markasıyla her bakımdan karışıklığa neden olacağını, tanınmışlığından faydalanılmak istendiğini, kullanımının haksız rekabet oluşturacağını, tescil istemine itiraz edildiğini, davalı kurumca itirazın kabul edilmediğini ileri sürerek, TPE YDİK.nun 28.03.2000 tarih ve M-28 sayılı kararın iptaline, markanın tescilinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkilinin yaptığı işlemin doğru olduğunu, davacı markası ile tescili talep edilen marka arasında benzerlik bulunmadığını, birden ziyade ülkede tescilin markanın tanınmışlığı sonucunu doğurmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davalısı vekili, markalar arasında benzerlik olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin tescilini istediği markanın itirazlar sonucu 25/2, 4 ve 6 ncı sınıflar yönünden ilana çıkarıldığı, tescil edilecek sınıf itibariyle davacının markasıyla aynı tür veya benzer ürünlerde kullanılacağı, markaların görsel ve okunuş itibariyle birbirlerine çok yakın oldukları, birebir aynı olmasa bile ayırt edilemeyecek kadar benzer veya karışıklık yaratacak kadar benzer bulundukları, ayrıca davacı markasının Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinde önceden beri tescilli bulunduğu, reklam harcamaları, kullanım masrafları, yıllık ciro, kullanılan coğrafi alanlar bakımdan 556 sayılı KHK'nin 7/1-i ve 8/4-2 nci cümlesi anlamında tanınmış marka niteliğinde olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, TPE YDİK.nun 28.03.2000 tarih ve M-227 sayılı kararının iptaline, davalı şirketin tescilini istediği markanın tescilinin yapılmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy