(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.04.2005 tarih ve 2004/72-2005/137 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dava konusu meblağ 10.000.000.000.-TL'nin altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu aidat ve kat farkından kaynaklanan şerefiye borcunu zamanında ödememesi üzerine başlatılan icra takibine haksız olarak kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı tarafından istenilen miktarın ne kadarının aidat ne kadarının kat farkı bedeli olduğunun belirtilmediğini, temerrüde düşürülmediğini, istenilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aidat ve kat farkı borcu ile bunlara ilişin gecikme faizi borcunun bulunduğu, kooperatifin tüm üyelere eşit işlem yaptığı gerekçesiyle, 6.403.000.000.-TL'ye yönelik itirazın iptaline asıl alacak 4.111.500.000.-TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, %40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline, takipten sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, aidat ve kat farkı alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif, davalı aleyhine başlattığı icra takibinde aidat ve kat farkından kaynaklanan şerefiyeye ilişkin alacak ile bunların geç ödenmesinden kaynaklanan işlemiş faiz talebinde bulunmuştur.
Davalı kooperatifin 04.08.2002 tarihli genel kurulunda kat farkı bedellerinin 14 eşit taksitte alınmasına karar verilmiş olup, gerek bu genel kurulda ve gerekse sonrasında kat farkı bedellerinin geç ödenmesi halinde gecikme faizi uygulanacağına dair bir karar alınmamıştır. İlke olarak, aidatların tahsili ve uygulanacak faiz oranı genel kurul iradesi ile belirlendiğinden bu konuda yapılmış bir düzenleme bulunmadığı taktirde genel kurul iradesinin aşılmak suretiyle ödenmemiş aidat ve kat farkına ilişkin alacaklar yönünden gecikme faizi uygulanması doğru değildir. O halde mahkemece davalının kat farkından kaynaklanan borcunun gecikme faizi uygulanmaksızın belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy