(2709 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.03.2005 tarih ve 2004/1101-2005/169 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkilinin rustik imalat ve satış mağazası olarak faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin müvekkili şirket aleyhine 554 Sayılı KHK esaslarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle şikayette bulunduğunu, şikayete bağlı olarak arama kararı alındığını işyerinde yapılan arama sonucu toplatma işlemi yapıldığını, davalının haksız şikayeti ve şikayet sonucu yapılan işlemler nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik zaptedilen mallar ve satış kaybı ile yoksun kalınan kazanca istinaden 2.000.000.000.-TL maddi, 2.000.000.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haksız fiilden kaynaklanan tazminata ilişkin davada mahkemenin görevsiz olduğunu, tasarım ihlali nedeniyle Cumhuriyet Savcısı'na suç duyurusunda bulunduklarını, arama ve toplatma işlemlerinin savcılık ve kolluk makamlarınca gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, endüstriyel tasarım belgesine dayalı şikayetin haksız olup olmadığının tayin ve tespitinin ihtisas mahkemesine ait olduğu şikayet üzerine kamu davası açıldığı, davalının kötüniyetle sırf davacıları zarara uğratmak amacıyla şikayet etmediği, TC Anayasasının 74. maddesi gereğince dilekçe hakkını kullandığı, ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Cumhuriyet Savcısı'nın davalının şikayetini ciddi bularak davacılar hakkında ceza davası açmış ve ceza davasının halen derdest olmasına göre davalının şikayet hakkını kötüye kullandığının ileri sürülmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bulunan 1.00 YTL bakiye harcın temyiz eden davacılardan tahsiline, 28.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy