(1086 S. K. m. 388, 428) (2709 S. K. m. 141)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.06.2001 tarih ve 1997/1963-2001/482 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile asıl davanın davalısı Batı Mak. Kalıp San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.11.2005 günde davacı avukatı Afhan T. ile davalılardan Mehmet Ö. ve Mehmet T. avukatı Zafer Saka gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket kurucu ortaklarından 7500 hisse sahibi Mehmet T.'ndan 28.12.1981 tarihinde 625 adet hisse olarak şirkete ortak olduğunu, genel kurul toplantılarına katıldığını, müvekkilinin şirket ortaklığı yanında yürüttüğü genel koordinatörlük görevinden istifa ettiği 09.11.1983 tarihinden sonra hiçbir genel kurula çağrılmayıp, ortaklık haklarının kullandırılmadığını, bilahare 27.11.1985 tarihinde şirket ortağı Mehmet Ö.'ün 1875 adet hissesini de devralarak, toplam hissesinin 2500 adete ulaştığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketin 24.12.1981 tarihinden bu güne ortağı olduğunun tespitine, 08.04.1983 tarihinden bu yana yapılan tüm genel kurul toplantıları ve bu toplantılarda alınan kararların mutlak butlanla sakat olmaları nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı Batı Mak. Kalıp San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının 28.12.1981 tarihinde Mehmet T.'ndan satın aldığını bildirdiği tamamı 625 olan hissesini 06.10.1982 gün 40 sayılı yönetim kurulu kararına göre Erçin Zaman'a devrettiği, davacının her ne kadar 27.11.1985 tarihinde Mehmet Ö.'ten 1875 hisse aldığını ileri sürmekte ise de bu tarihte Mehmet Ö.'ün şirket ortağı olmadığını, şirket sermayesinin sonradan (12.500.000) TL. den (30.000.000) TL.ye çıkartılarak eski hisse senetlerinin yenileriyle değiştirildiğini, eski hisse senetlerinin ise şirket kasasında bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Mehmet T. vekili, davacının şirkette satış koordinatörü olup, kendisine başarılı olması kaydıyla sembolik hisse verildiğini, başarı elde edemediğinden ortak olamadığını belirtmiştir.
Davalı Mehmet Ö., sahibi olduğu 1875 adet payı davacıya devrettiğini, davacının davasında haklı olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın, davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 29.05.1997 gün ve 1997/1942-3997 sayılı ilamıyla, davacıya pay devreden kişiler hakkında dava açılıp, bu dava dosyası ile birleştirilerek, tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, davacının davalı şirkette diğer davalılardan satın almak suretiyle edindiği 2500 adet hissesinin bulunduğu gerekçeleriyle, birleşen davanın tamamen, asıl davanın kısmen kabulüyle, davacının 24.12.1981 tarihinden bu yana davalı şirket ortağı olduğunun tespitine, diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl davanın davalısı Batı Mak. Kalıp San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- HUMK. nun 388. maddesinin 3. bendine göre, mahkeme kararının asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini mahkemece incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçenin ne olduğu hususlarını ihtiva etmeleri zorunlu bulunmaktadır. Yine Anayasa'nın 141. maddesinin 3.fıkrası hükmü de tüm mahkeme kararının gerekçeli olmasını amir bulunmaktadır. Kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi karar aleyhine kanun yerine başvurulduğunda da HUMK. nun 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilir. Diğer bir deyişle, Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme hükmü ise, HUMK. nun 388/3. maddesinde belirtilen unsurları ve özellikle davacının genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin isteminin reddine dair gerekçenin ne olduğunu ihtiva etmemekte, sadece davacının diğer istemlerinin reddine şeklinde kaleme alınmış bulunmaktadır. Böylece bir karar yasaya aykırı olduğu gibi HUMK. nun 428. maddesine göre Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Yine, hüküm fıkrasında davacının 24.12.1981 tarihinden itibaren davalı şirket ortağı olduğu belirtilmiş ise de, kaç adet payla ortak olduğunun belirlenmemiş olmakla, kararın infazında tereddüte yol açacak biçimde hüküm tesisi de yanlış olmuş ve kararın bu nedenle dahi bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davacının 1875 adet hisseyi devir aldığını ileri sürdüğü Mehmet Ö.'ün yönetim kurulu başkan vekili sıfatıyla imzaladığı 06.10.1982 gün,40 sayılı yönetim kurulu kararında Mehmet Ö.'ün toplam 1875 payından 1000 adedini Mustafa Kemal K.'ye devrettiği belirtildiğine göre, Mehmet Ö.'ün maliki olmadığı 1000 adet payı, kimsenin sahip olduğu haktan fazlasını başkasına devredemeyeceği ilkesi gözetilerek, davacıya devretmesinin mümkün olmadığının düşünülmemesi de hatalı olmuştur.
4- Öte yandan, dosyada mevcut Mustafa Kemal Körpe imzalı makbuz başlıklı belgede, bu kişinin davacıdan aldığı 625 adet payı Alke grubuna devir ve teslim ettiği belirtildiğine göre, anılan makbuz başlıklı belge davacıya gösterilip, 625 adet payı M. Kemal Körpe'ye devredip devretmediği sorularak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle, noksan incelemeye dayalı kararın bu yönden dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davanın tarafları vekillerinin, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı Mustafa Yılmaz ve davalı Batı Makine Kalıp San. ve Tic.A.Ş yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı Batı Mak. Kalıp San. ve Tic. A.Ş. vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 15.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy