(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.05.2004 tarih ve 2003/1178-2004/575 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı pudralı muayene eldivenlerinin Malezya'dan Türkiye'ye M/V Kirsten Maerks Gemisiyle ile taşındığı sırada konteynerlerden birinin tavanının delik olması nedeniyle ıslanarak kısmen hasarlandığını, ileri sürerek TTK.nun 1301. maddesi gereğince sigortalıya ödenen 1.436.772.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunarak TTK.nun 1066. maddesi gereğince ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmediğini savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK.nun 1066/2. maddesinde mahkeme veya selahiyetli makam yahut bu husus için resmen tayin edilmiş eksperler tarafından hasarın tespit edilmesi halinde ihbara lüzum kalmayacağının belirtildiği, gerek ekspertiz raporu alınması gerekse malın gümrükten alınması sırasında gümrük memurları tarafından 40 koli emtianın ıslak olarak teslim edilmiş olduğunun tutanak altına alınması nedeniyle ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği, ayrıca hasarın varlığının 11.4.2003 tarihinde davalıya bildirildiği, davalının bu yöndeki itirazının doğru olmadığı, hasarın bir konteynerin tavanının delik olması sebebiyle su sızması sonucu meydana geldiği, taşımaya sağlam konteyner tahsisinin taşıyıcının görevi olduğu, bu nedenle davalı taşıyanın TTK.nun 1061. maddesi gereğince meydana gelen 1.344.631.276 TL'lik zarardan sorumlu olduğu, alacağa 12.5.2003 ödeme tarihinden itibaren reeskont oranında faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ncü maddesine eklenen fıkra uyarınca "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlık 6762 sayılı TTK.nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabında düzenlenen hükümler gözetilerek çözümleneceğinden davanın görülüp sonuçlandırılması Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulacağından görevsizlik kararı verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy