(818 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karabük Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.02.2005 tarih ve 2002/332-2005/32 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin 1999-2001 yılları arasında davalı kooperatifçe kendisine nakliye ve istihsal işi verilmemek suretiyle mağdur edildiğini ileri sürerek, şimdilik 500.000.000.-TL. nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya belirtilen tarihler arasında iş verilmediği, davacının kooperatif ortaklığı devam ettiğinden maddi tazminat talep etmeye hakkı olduğu ve davasını ıslah ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.772.871.969.- TL. nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalı vekilince, 04.03.2003 tarihli oturumda, 2000 yılında davacıya iş verilmediğinin açıkça kabul edilmiş bulunmasına, keza tazminat hesabının bizzat davalı tarafça bildirilen 5 kişilik emsale göre yapılmasında bir usulsüzlük olmamasına ve davacının başka bir işte, dava konusu işi yapamayacak şekilde çalıştığının, davalı tarafça kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak davacı, kendisine davalı kooperatifçe taşıma ve istihsal işi verilse dahi masraf yapmadan gelir elde edemeyecektir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hesaplanan gelir miktarından, davacının bu geliri elde etmesi için yapması gereken masraflar belirlenip indirim yapılmadan, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy