(2004 S. K. m. 67, 71) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.03.2005 tarih ve 2003/1517-2005/113 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketlerin karayolu taşımacılığı yaptığını, davalının müvekkili şirketten Danimarka-Türkiye taşıması için 4 adet araç talep ettiğini, müvekkilinin Danimarka'daki yükleme adresinde üç gün boyunca bekletildiği, halde davalı şirket tarafından emtianın hazır olmadığı bildirildiğinden araçların geri döndüğünü, müvekkilinin (2.498.030.814) TL bekleme ücreti alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından İstanbul 7. İcra Müdürlüğü nezdinde girişilen icra takibine davalı tarafından süresinde yetki ve borca itirazda bulunulmuş olup, davacının bu itiraz üzerine yetkili Kadıköy İcra Dairesi'nde yeniden takip yapması gerekirken mahkemelerinde itirazın iptali davası açtığı, yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin de bu nedenle iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemekle yetkili mahkemenin, icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi olması nedeniyle, mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, İİK. nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Anılan maddede itirazın iptali davası sonucu verilecek hükmün niteliği belirtilmiş olup, icra takibinin iptaline hangi hallerde karar verileceği ise aynı Yasa'nın 71. maddesinde açıklanmıştır. Bu durum karşısında mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, ayrıca icra takibinin iptaline karar verilmesi doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi, yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının 2. bendinde yer alan İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2003/9435 esas sayılı takibin de bu nedenle iptaline ibarelerinin, hüküm fıkrasından çıkarılmasına, kararın HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy