(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.04.2005 tarih ve 2000/460-2003/213 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkilinin ortağı olduğunu, davalının birikmiş olan aidata ilişkin 190.000.000 TL, gecikme faizine ilişkin 171.300.000 TL, masraflara ilişkin 2.456.000 TL toplamı olan 363.756.000 TL borcu için başlatılan takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kat irtifakı tapusu alan maliklerin kooperatif ile illiyet bağlarının kesildiğini, aidat toplanmasının yasal olmadığını savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekilinin temyizi üzerine; kooperatif kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor alınarak davalının borçlarının hangi aylara ne miktara ilişkin olduğu aylar itibariyle belirlenmeli, yapılan ödemelerin ödeme tarihleri de dikkate alınarak mahsup konusundaki uygulamada gözetilmek suretiyle davalı borçlarında düşülmesi gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyularak, benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl alacak yönünden takibin devamına, işlemiş faize ilişkin olarak takibin kısmen kabulü ile gecikme faizinin 124.433.333 TL üzerinden devamına, masraflara ilişkin istemin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, kabul edilen miktar üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktar üzerinden %40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; Dava, aidat bedelinin tahsiline ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 67/2 nci madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; takibin haksız ve kötüniyet görülmesi halinde, istem varsa alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, aidat miktarına uygulanan faiz miktarının zuhulen fazla hesaplanmış olması, keşide edilen ihtarnamelerin dosyada bulunmasına rağmen masrafına ilişkin makbuzun sunulamamış olması, davacı alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığını göstermez. Nitekim, davacının aidata ilişkin başlattığı takibin aynen devamına karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, kötüniyet tazminat isteminin, koşulları oluşmadığından reddi gerekirken, icra-inkar tazminat koşulları ile karıştırılarak, yukarıda yazılı gerekçe aksine hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bulunan 6.90 YTL bakiye temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy