(6762 S. K. m. 34, 315) (6183 S. K. m. 62) (Ticaret Sicil Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2005 tarih ve 2004/30-2005/136 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket yönetim kurulunca 30.09.2004 tarihinde usulüne uygun şekilde toplanarak, yönetim kurulu üyesi Selim Gülmen'in istifasının kabulü ile boşalan üyeliğe Dinç Bilgin'in atanmasına karar verildiğini, bu kararın ve yeni imza beyannamesinin tescil ve ilanı için davalı kuruma yaptıkları başvurunun haksız şekilde reddedildiğini ileri sürerek, davalının verdiği 28.12.2004 tarih ve 154282 sayılı ret kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket kayıtlarına TMSF.nun 19.02.2002 ve 11.05.2004 tarihli yazıları uyarınca müvekkili tarafından haciz konulduğunu, yapılan işlemin TTK.nun 34. ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 28. maddesine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı şirketin TTK.nun 315. maddesi uyarınca yaptığı işlemin tescil ve ilanı gerektiği, istifanın tek taraflı bir işlem olduğu ve bir organ tarafından kabulünün gerekmediği, şirketin organsız kalması ve yönetim kurulunu toplanamaz hale gelmesi sonucunu doğuran ret kararının yasal olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyeliğine yapılan atamanın davalı ticaret sicil memurluğu tarafından tescil edilmemesi nedeniyle işlemin iptali ve tescilin sağlanması istemine ilişkindir.
TTK.nun 34 üncü maddesi ile Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 28 inci maddesine göre sicil memuru tescil için aranan kanuni şartların mevcut olup olmadığını resen araştırmakla görevlidir.
Somut olayda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından 19.02.2002 tarihli yazı ile Etibank A.Ş.nin eski ortaklarının tüm mal ve haklarına 6183 S. K.nun 62. maddesine göre haciz konulduğu belirtilerek bu kişilerin ortaklık veya her hangi bir şekilde bağlantılarının bulunduğu tespit edilen şirketler hakkında ilan ve tescil işlemlerinin yapılmaması istenilmiş, son olarak 11.05.2004 tarihli yazı ile de, sadece Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu lehine menkul rehni ve ipotek tesis edilebilmesi amacıyla sınırlı olarak yetki verildiği bildirilmiştir.
Davacı şirket, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan yukarıda açıklanan işlemleri nedeniyle davaya konu işlemin gerçekleştirilmesi konusunda izin istemiş ancak Fon tarafından olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmemiştir.
Kamu tüzel kişiliğini haiz Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yukarıda açıklanan işlemlerinin, kendisi veya yargı mercileri tarafından iptal edilmediği müddetçe uygulanması zorunludur. Somut olayda da bu şekilde verilmiş bir iptal kararı bulunmadığı ve idari işlem mevcudiyetini muhafaza ettiği cihetle, davalı ticaret sicil memurluğu tarafından bu idari işlem gözetilerek tescilden kaçınılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy