(6183 S. K. m. 62, Mük. m. 35) (6762 S. K. m. 34, 36, 315) (Tapu Sicil Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2005 tarih ve 2004/520-2005/131 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket yönetim kurulu üyelerinden Selim Gülmen'in görevinden istifa ettiğini ve yönetim kurulunun 01.09.2004 tarihli kararı ile istifa kabul edilerek istifa eden üyenin yerine Birol Kaplan'ın seçilmesine karar verildiğini, bu kararın ilanı için davalıya yapılan başvurunun TMSF.nun 11.5.2004 tarihli kararı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, yönetim kurulu üye değişiminin 3. şahıslara karşı hüküm ifade edebilmesi ve şirketin günlük işleyişine devam edebilmesi için hukuka aykırı bu red kararının iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek 10.12.2004 tarih ve 147268 sayılı red kararının iptaline ve bahse konu yönetim kurulu kararının tescil ve ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin TTK. nun 34. maddesi ve Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 28. maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, red kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığını, TMSF.nun 09.02.2002 tarih-2975 sayılı ve 11.05.2004 tarih-15105 sayılı yazıları gereğince davacı talebinin reddedildiğini, bu yazılarla Fona devredilen Etibank'ın (aralarında davacı şirket ortak ve yöneticilerinin de bulunduğu) eski hakim ortaklarının pay sahibi olduğu tespit edilen şirketler hakkındaki ilan ve tescillerin yapılmaması, 6183 sayılı Kanun'un 62. maddesine göre hisselerine haciz konulmasının istendiğini, davacının taleplerinin yerine getirilmesi için TMSF'ye başvurması ve bu konuda karar getirmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
TTK. nun 36/2. maddesi gereğince kendisine murafaa günü bildirilen TMSF vekili, davacı şirketin Etibank'ın eski hakim ortak grubu Medya Grubu şirketlerinden olduğunu, Fon bankalarından olan Ulusalbank A.Ş.'den kullandığı kredilerden doğan alacak için takip edildiğinden Ticaret Sicil Memurluğuna yazılan yazılarda davacı şirket hakkındaki ilan ve tescillerin yapılmamasının istendiğini, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde şirket malvarlığından karşılanamayan amme alacaklarının tüzel kişinin kanuni temsilcilerinin şahsi malvarlıklarından karşılanacağının düzenlendiğini, yönetim kurulu üyeliği (kanuni temsilciliğin) sona ermesinin bu alacağı tehlikeye düşüreceğini, çünkü yeni üyenin borcun doğumu sırasında kanuni temsilci konumunda olmadığını, bu nedenle Selim Gülmen'in yönetim kurulu üyeliğinden istifasının tescili talebinin reddedildiğini, tesis edilen bu işlemin idari işlem niteliğinde olması nedeniyle mahkemece tescil kararı verilmesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, istifa tek taraflı bir işlem olduğundan şirket yönetim kurulu üyesinin istifasının engellenmesinin mümkün olmadığı, davacı şirket yönetim kurulunun TTK. nun 315. maddesi hükmü gereğince yapılacak ilk genel kurulda onaya sunulmak üzere istifa eden üyenin yerine başka bir kişinin seçilmesine karar verdiği, şirketin organsız kalması halinde alacaklı TMSF'nin haklarının da zarara uğrayacağı, şirket yönetim kurulunu toplanamaz hale getiren red kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı şirketin 01.09.2004 tarih ve 1 sayılı yönetim kurulu kararının ticaret sicilince tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyeliğine yapılan atamanın davalı ticaret sicil memurluğu tarafından tescil edilmemesi nedeniyle işlemin iptali ve tescilin sağlanması istemine yöneliktir.
TTK. nun 34. maddesi ile Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 28 inci maddesine göre sicil memuru tescil için aranan kanuni şartların mevcut olup olmadığını resen araştırmakla görevlidir.
Somut olayda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından 09.02.2002 tarihli yazı ile Etibank A.Ş.'nin eski ortaklarının tüm mal ve haklarına 6183 s. K.nun 62. maddesine göre haciz konulduğu belirtilerek bu kişilerin ortaklık veya her hangi bir şekilde bağlantılarının bulunduğu tespit edilen şirketler hakkında ilan ve tescil işlemlerinin yapılmaması istenilmiş, son olarak 11.05.2004 tarihli yazı ile de, sadece Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu lehine menkul rehni ve ipotek tesis edilebilmesi amacıyla sınırlı olarak yetki verildiği bildirilmiştir.
Kamu tüzel kişiliğini haiz Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yukarıda açıklanan işlemlerinin, kendisi veya yargı mercileri tarafından iptal edilmediği müddetçe uygulanması zorunludur. Somut olayda da bu şekilde verilmiş bir iptal kararı bulunmadığı ve idari işlem mevcudiyetini muhafaza ettiği cihetle, davalı ticaret sicil memurluğu tarafından bu idari işlem gözetilerek tescilden kaçınılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy