(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.05.2005 tarih ve 2004/1388-2005/615 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, bir kısım üyelik aidatlarını ve geç ödemeden kaynaklanan gecikme faizlerini ödemediğini, bu nedenle aleyhine icra takibine geçildiğini ancak davalının itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2002 ve 2004 yıllarına ait üyelik aidatının gecikme faizlerini ödemediği gerekçesiyle müvekkili aleyhine icra takibine geçtiğini, müvekkilinin anılan yıllara ait aidat ödemeleri fazlasıyla yerine getirdiğini savunarak davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu borcun ayrıntılı dökümünde Ocak 2001-Nisan 2004 döneminin gösterildiği, bu dönemdeki geç ödemelerden dolayı 1.639.000.000 TL işlemiş faiz miktarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.639.000.000 TL miktarındaki işlemiş faiz alacağına ilişkin itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren faize faiz uygulanmasına sebebiyet verilmeyecek şekilde faiz uygulanmak suretiyle devamına, bakiye miktara ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geç ödenen aidatlardan kaynaklanan faiz borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren faize faiz uygulanmasına sebebiyet verilmeyecek şekilde faiz uygulanmak suretiyle devamına denilmişse de talep edilen alacak sadece işlemiş faiz borcuna ilişkin olup, bu husus takip talebinde de açıkça belirtilmesine göre bu miktarın dışında takibe konu edilmiş ayrı bir asıl alacak miktarı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan faiz borcuna yeniden faiz yürütülmeden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde takibe konulmuş bir asıl alacak miktarı da varmış gibi hükmün karışık ve infazda duraksama yaratacak şekilde kurulması ile faiz uygulanmasına da karar verilmesi suretiyle Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesinde belirtilen ve kısaca faize faiz işletilmesi yasağı şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki düzenlemeye de aykırı davranılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy