(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.11.2004 tarih ve 2002/90-2004/1051 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, mülkiyeti davalı Belediyeye ait işyerinin müvekkili tarafından Dengemek Gıda Paz. ve San. Tic. Ltd. Şti.den kullanım hakkının devralınması ve bu devre Belediye yetkililerinin izin vermesi sonucu hipermarket olarak kullanıldığını, müvekkili ile davalı Belediye arasında yapılan Protokol uyarınca müvekkilinin davaya konu yerin adliye binası olması durumunda 29.02.2000 tarihinde boşaltacağı, adliye binası olmaması durumunda ise taahhüdün hiçbir hükmü olmayacağının kararlaştırıldığını, taraflarca varılan anlaşmaya rağmen gerçeğe aykırı bir şekilde müvekkili şirketin işyerinde işgalci olarak bulunduğu gerekçesiyle işyerinin zorla boşaltıldığını, taraflar arasında Protokol olmasına ve bu Protokol'deki koşulların gerçekleşmemesine rağmen davalının keyfi davranışı nedeniyle müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000.000 TL. maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu taşınmazın haksız olarak, hiçbir akde dayanmadan davacı şirket tarafından işgal edildiğini, muhtelif tarihlerde yapılan uyarılara rağmen taşınmazın boşaltılmadığını, davacının her hangi bir zarara uğramadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 20.10.1999 tarihinde taşınmazı boşalttığı, ancak bu boşaltmadan sonra herhangi bir karar olmadan tekrar 25.02.2000 tarihinde bu yere girip, burada bulunduğunun belirlenmesi üzerine davacının Kaymakamlık aracılığıyla tahliyesinin sağlandığı, buna yapılan itirazın da idare mahkemesi tarafından reddedildiği, bu itibarla davacının boşalttıktan sonra tekrar taşınmaza girmesinin her hangi bir yasal dayanağı olmadığının belirlendiği, davalının haksız bir eyleminin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan Protokol hükmüne aykırı davranan davalının bu eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı tarafça yapılan savunmada davaya konu taşınmazın haksız olarak hiçbir akde dayanmadan davacı şirket tarafından işgal edildiği, muhtelif tarihlerde yapılan uyarıya rağmen taşınmazın boşaltılmadığı belirtilmiştir. Oysa ki taraflar arasında imzalanan ve davalı tarafından da varlığı kabul edilerek davacıya gönderilen 01.03.2000 tarihli 7997 yevmiye numaralı noterden düzenlenen ihtarnameye dayanak yapılan 01.11.1999 tarihli Taahhütname Protokolü'nde Kuzenler Market İşlt. Gıda San. Ltd. Şti.nin şu anda işletmekte olduğu Bayrampaşa Belediyesi'ne ait işyerinin Adliye Binası olacağından dolayı 29.02.2000 tarihinde tahliye edileceğinin taahhüt edildiği, bu işyerinin Adliye binası olmadığı takdirde verilen taahhüdün hiçbir hükmünün bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Buna göre taraflar arasında imzalanan, varlığı ile geçerliliği davalı tarafça itiraza uğramayıp, çekilen ihtarnameye dayanak da yapılan söz konusu Protokol'de davacının 01.11.1999 tarihi itibariyle işyerini işlettiğinin kabul edilmiş olması karşısında davacının anılan tarihte ve daha sonraki tarihlerdeki faaliyetinin taraflar arasında imzalanmış Protokol'e dayandığının kabulü gerekmektedir. Öte yandan, dosya içerisindeki bilgilerden davacının söz konusu işyerini tahliye etmesinin koşulu olarak öngörülen Adliye binası olarak tahsis edilme hususunun da gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının faaliyette bulunduğu iş yerini 29.02.2000 tarihi itibariyle dahi boşaltma yükümlülüğü bulunmamaktadır. O halde, davacının hukuki durumunun taraflar arasında imzalanan 01.11.1999 tarihli Protokol uyarınca belirlenmesi gerektiğinden davacının bu Protokol'e aykırı davranan davalının haksız işlem ve eylemleri nedeniyle uğradığı zararı isteyebileceğinin kabul edilerek davacının zararının belirlenmesi gerekirken mahkemece davacının 20.10.1999 tarihinde taşınmazı boşalttığından bu tarihten sonra tekrar taşınmaza girmesinin yasal olmadığı yönündeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi suretiyle davacının davasını dayandırdığı Protokol'e aykırı bir hukuki sonuca varılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy