(2709 S. K. m. 2, 5, 23) (4389 S. K. m. 15) (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Protokol No 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.05.2005 tarih ve 2005/525-2005/253 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu müflis Nasan Tekstil Ltd. Şti'nin FON'a devredilen Türk Ticaret Bankası A.Ş ile imzaladığı genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, bu borçtan dolayı 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/3 üncü madde hükümleri uyarınca davalı bankanın talebiyle müvekkilinin yurt dışına çıkışına tahdit getirildiğini, bu kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 4 nolu ek protokolün 2/2 nci ve 3 üncü fıkrası hükümlerine ve T.C. Anayasasının 2 nci, 5, ve 23 üncü maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkiline konan yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına, Bankalar Kanunu'nun Ek:5 inci maddesi olarak getirdiği düzenlemeyle yine aynı yasanın 15/3 maddesindeki düzenlemenin anayasaya aykırı olduğundan, iptali için konunun Anayasa Mahkemesine götürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Bankalar Kanunu hükümleri uyarınca TMSF tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yurt dışına çıkış yasağı konulmasının talep edildiğini ve idari işlem sonucu davacı hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulduğunu, bu nedenle idari yargıda işlemin iptali için dava açılması gerektiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı TMSF.nun kamu tüzel kişiliğe haiz ve kamu gücüne dayalı, resen idari nitelikli kararlar alma yetkisine sahip bir kamu kuruluşu olduğu, bu kararların usulüne uygun alınıp alınmadığı, iptali gerekip gerekmediği hususlarının idare hukuku gereklerine göre saptanması gerektiği, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/3 üncü maddesi uyarınca yurtdışına çıkış yasağı konulduğu belirtilerek işlem yapıldığı, TMSF.nun kanunun verdiği yetkiyi idari bir işlem ile kullandığı, bu işlemin yerindelik denetiminin adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığı, Anayasaya aykırılık iddiasının da yine görevli mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle, davanın yargı yolu bakımından reddi ile idari yargı yolunun görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy