(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Osmaniye Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.05.2005 tarih ve 2004/604-2005/242 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı bulunduğunu, 05.06.2004 tarihli genel kurulda çevre düzenlemesiyle ilgili karar alındığını, projenin taslak olduğunu, hangi işlerin yapılacağının açık bulunmadığını, arsa sahiplerinin katılmasının kararlaştırılmadığını, imar ve deprem mevzuatına uygunluğunun belli olmadığını, alınan kararın yasaya, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına uygun bulunmadığını ileri sürerek, genel kurulun 7 nci maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulda çevre düzenlenmesi yapılmasına karar verildiğini, giderin ayrım yapılmaksızın tüm konut sahiplerinden tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, alınan kararda bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, genel kurulda çevre düzenlemesi yapılmasının kararlaştırıldığı, sonradan yapılacak güçlendirme çalışmalarının bu düzenlemeyi bozmayacağı, işin ihale ile yaptırılması hususunda bir zorunluluk olmadığı, iddiaların yersiz bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurulda alınan kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Yasa'sının 53. maddesi hükmü uyarınca genel kurula katılan ortak, alınan kararlara muhalif kalarak ve bu durumu tutanağa geçirterek yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla iptali için dava açabilir. Uyuşmazlık konusu olayda davacının genel kurula katılmış olmasına rağmen iptalini istediği karara muhalif kaldığına dair bir kayda rastlanmamış, sadece çevre düzenlemesinin yapılmaması noktasında temennide bulunduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, yapılan işlemlere ve alınan kararlara muhalefet edildiği, bu yöndeki istemlerin genel kurul tutanağına yazılmasının engellendiği hususu da iddia edilip, ispat edilmemiştir. Ayrıca, iptal sebebi olarak ileri sürülen nedenler, yasanın emredici kurallarına aykırılık teşkil etmeyip, iptali gerektirir nedenlerdir. O halde, mahkemece, davacının iptalini istediği genel kurul kararına karşı usulüne uygun olarak muhalefet şerhi yazdırmadığı ve bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy