(1136 S. K. m. 164) (554 S. KHK. m. 49, 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nazilli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2005 tarih ve 2005/36-2005/116 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının tasarım tescil başvurusunun yenilik unsurunu içermediğini ileri sürerek, terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 554 sayılı KHK'nın 49/5 inci maddesi gereğince yetkisizliğe, karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili ve görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla Mersin Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Tarafların iddia ve savunması dikkate alındığında, uyuşmazlığa 554 sayılı KHK.nin hükümlerinin de uygulanması gerekmekte olup, mahkemece de böyle yapılmıştır.
Dava tarihinden önce anılan 554 sayılı KHK.nin, 22.6.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile değiştirilen 58 inci maddesi hükmüne göre, bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu, bu mahkemelerin tek hakimli olarak görev yapacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, bu mahkemelerden hangilerinin ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun belirleyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye uygun olarak, davadan önce, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 16.09.2004 tarih ve 396 sayılı kararı ve davadan sonra alınan ve halen yürürlükte olan 24.3.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile anılan Kanun Hükmünde Kararnamelere ilişkin davalar bakımından, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi kurulmayan yerlerde, Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş olup olmamasına bakılmaksızın, bir ya da iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesi görevlendirilmiş, bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Somut olayda, dava tarihinde yürürlükte olan göreve ilişkin açıklanan düzenleme gereğince, Mersin Asliye 3 üncü Hukuk Mahkemesi görevli olup, yetki itirazında bildirilen yetkili mahkeme ile bağlı olan, ancak yetki itirazında bildirilen görevli mahkeme ile bağlı olmayan mahkemece, dosyanın Mersin Asliye 3 üncü Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi yerine, hükmün yazılı şekli nedeniyle yapılacak olan tevzide görevli olmayan Mersin Asliye 1. ve 2. Hukuk Mahkemelerinden birine dosyanın isabet etme olasılığı gözetilmeden, Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, özel mahkeme olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin kurulmadığı yerlerde, benzer hukuki uyuşmazlıklarda bu mahkemelerin kurulduğu yerlerle aynı yargılama yönteminin uygulanmasına, vekil tarafından sarf edilen fikri emeğin anılan mahkemenin bulunduğu yerlerde görülen davalardan bir farkının bulunmamasına göre, davalı yararına Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için belirlenen vekalet ücreti takdiri gerekirken, genel mahkemeler için geçerli olan vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla, HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzletilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın HÜKÜM bölümünün 2. bendinde yer alan Hukuk kelimesinin başına 3 üncü kelimesinin yazılmasına; 3.bendindeki 550.000.000 TL ibaresinin karardan çıkartılarak yerine 1.100.000.000 TL ibaresinin konulmasına, kararın düzletilmiş bu yeni haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy