(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bandırma Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.03.2005 tarih ve 2004/325-2005/184 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Figen Yılmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının ısınma gideri borcunu ödemediğini, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, 1.244.800.000. TL ana para ve 1.199.720.219. TL işlemiş faiz toplamı 2.444.520.219. TL'lik icra takibine yapılan itirazın iptaline ve asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazı kooperatif üyesinden satın aldığını, kooperatif üyeliğini devralmadığını, tapu kaydından eski malikin herhangi bir borcu olup olmadığının anlaşılamadığını, bu nedenle eski malikin borcundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini ve davacı kötüniyetli olduğundan %40'tan az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkeme iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatife üye olsun olmasın kooperatif hizmetlerinden yararlanan kişilerin bu hizmetlerin karşılığı olan aidatları ödemesi gerektiği, davalının taşınmazı satın aldığı tarihten önceki hizmetlerden kaynaklanan borçları da ödemek zorunda olduğu, davalının eski malike rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının asıl alacak yönünden tamamen iptaline, takibin asıl alacağın tamamı ve işlemiş faizin 380.760.000. TL'lik kısmı açısından devamına, takip tarihinden itibaren 2002 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayı için %120 faiz uygulanmasına, diğer alacak kısmına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalının asıl alacağın %40'ı, davacının ise reddedilen faize ilişkin bölüm üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava İİK. nun 67. maddesi uyarınca açılmış bulunan itirazın iptali davası olup, yanlar arasında çekişmesiz olduğu üzere takibe konu alacak davalının konutu satın aldığı tarihten önceki dönemlere ilişkindir. Davalı taraf davada sadece konutu satın aldığını kooperatif üyeliğini devralmadığını savunmuş, bu savunmanın aksi de davacı kooperatif tarafından kanıtlanamamıştır. Kooperatifin Genel Kurul kararları kural olarak ortaklarını bağlar, her ne kadar kooperatifin yaptığı harcamaları üye olmayan konut sahiplerinden de sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca isteme hakkı var ise de, yukarıda da belirtildiği üzere, dava konusu borç davalının konutu satın almadan önceki döneme ilişkin olduğundan, davacı kooperatifin anılan hükümler dairesinde davalıya başvurması mümkün değildir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekir iken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle, davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; İİK. nun 67. maddesinin 2. fıkrasına göre alacaklının aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir. Dava konusu olayda her ne kadar takibin haksız olduğu kanıtlanmış ise de kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır. Bu itibarla mahkemece davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken anılan husus gözardı edilerek reddedilen miktar üzerinden davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına, 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy