(6762 S. K. m. 310)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.05.2004 tarih ve 2002/1693-2004/498 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, yasa ve devirler suretiyle müvekkilinin davalı şirketin %33,64 oranında hissedarı olduğunu, 2001 yılı genel kurulunda bilanço zararlarının, şirket bilançosuna yansıyan kredi kullanımlarının nedenlerinin, anılan kredilerin şirketçe bizzat kullanıp kullanılmadığı hususlarının belli olmaması nedeniyle bilanço, kar ve zarar hesaplarının tasdikinin 1 ay süre ile ertelendiğini, inceleme yapılması amacıyla istenilen belge ve kayıtların sunulmadığını, kredilerin bağlı ortaklara aktarıldığını, son derece yüksek kredi kullanımlarının açıklanamadığını, kriz döneminde gerçekleştirilen taşınmaz yatırımlarının gerekçelerinin inandırıcı olmadığını ileri sürerek, 08.10.2002 tarihli genel kurulda bilanço ve kar-zarar tablolarının tasdik edilmesi ve ibraya ilişkin 3 ve 4 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iptal davası açması için gerekli muhalefetinin bulunmadığını, davacının genel kuruldan bir hafta öncesinde talep ettiği bilgilerin ticari sır ve günlük işlere ilişkin bulunduğunu, istenilen belgelerin sunulduğunu, iptale ilişkin iddiaların tamamının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının iptalini istediği genel kurul kararlarına karşı usulüne uygun şekilde muhalefetinin bulunduğu, 2001 yılı içinde davalı şirketçe kredi kullanılmadığı, bağlı olduğu şirketlere kredi aktarmasının ve cironun kullanılan krediyle ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, bu yıl içinde alınan taşınmazın değerinin 800.000.000 TL tutarlı bulunduğu ve bunun da arsa katkı payı olarak edinildiği, bir ödeme yapılmadığı, diğer işlemlerin 2001 yılı öncesi gerçekleştiği, iptali gerektirir bir durumun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 02.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy