(Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 22) (28 Eylül 1955 te Lahey de Yapılan Protokolle Tadil Edilen 12 Ekim 1929 de Varşova da İmzalanan Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşmeyi Değiştiren 4 Sayılı Protokol (4 Sayılı Montreal Protokolü 1975) m. 24) (2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.03.2005 tarih ve 2004/415-2005/235 sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dava konusu meblağ 10.000.000.000 TL'nin altında bulunduğundan HUMK. nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı havayolu şirketi ile 21.09.2003 tarihinde Amsterdam'dan İstanbul'a geldiğini, havaalanında 32 kilogram ağırlığındaki bagajının uçaktan çıkmadığını, bagajda bulunan eşyanın bedeli olan 4.018.304.612 TL'nin tahsili amacıyla başlattıkları takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun Varşova Konvansiyonu'nun Lahey protokolü ile değişik 22 nci maddesi uyarınca sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüyle, takibin 2.699.295.790 TL üzerinden devamına, takip tarihinden sonrası için temerrüt faizi uygulanmasına, karar verilen miktar üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent, davalı vekilinin ise aşağıdaki 2 ve 3 numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile gerçekleşen yolculuk sırasında kaybolan eşya nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat bakımından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının sorumluluğunun üst sınırı, Lahey Protokolü'ne göre Altın/Frank hesabıyla belirlenmiş ise de; Varşova-Lahey Konvansiyonu'nu tadil eden 4 sayılı Montreal Protokolü'nün 24/2 nci maddesi ile yapılan değişikliğe göre, yük taşıması ile ilgili sözleşme veya haksız fiil veya herhangi bir nedenden doğan tazminat davaların da davalının sorumluluğunun üst sınırının, anılan hükümler uyarınca, SDR kuru esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, davalının sorumluğunun üst sınırı, anılan düzenlemeye göre belirlenerek, gerçek zararın bu sınırın altında kalması durumunda gerçek zarara göre, gerçek zararın üst sınırı geçmesi halinde ise belirlenen üst sınıra göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Davaya konu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel yanlar arasında açıkça kararlaştırılmadığından, tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, İİK. nun 67 nci maddesi hükmündeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra-inkar tazminat talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin 2 numaralı bent, davalı vekilinin ise 2 ve 3 numaralı bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün taraflar yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy