(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.06.2004 tarih ve 2000/1455 - 2004/777 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalıya ait emtianın Haydarpaşa Liman'ından Alger Liman'ına M/V Sophic adlı gemi ile taşındığını, navlun bedeline ilişkin faturanın davalıya gönderilmesine rağmen yasal süre içinde itiraz edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve 7.063 USD'nin faizi ile tahsiline, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ihracatını FOB olarak yaptığını, davalının navlun alacağını malı teslim ettiği şirketten istemesi gerektiğini, kendilerine fatura gönderilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında navlun sözleşmesi bulunmadığı hususunun çekişmesiz olduğu, faturanın tebliği hususunun kanıtlanamadığı, taşımanın FOB olarak yapılıp yapılmadığının saptanamadığı, gümrük çıkış beyannamesinde teslim şeklinin FOB olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, deniz taşımasından kaynaklanan navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama aşamasında yürürlüğe giren 5136 Sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 4 üncü maddesine eklenen fıkrada iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Yasa'nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Bahse konu yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da bu tür davalara bakmak üzere İstanbul'da Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulup, faaliyete geçirilmiştir. Denizcilik İhtisas Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkili şirkete ait gemi ile davalıya ait emtianın taşınması nedeniyle navlun alacağının tahsilini istemiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, TTK.nun Deniz Ticareti başlıklı 4.kitabında düzenlenen hükümler dikkate alınarak çözümlenecektir. Dolayısıyla görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemesidir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup temyiz aşaması da dahil olmak üzere her aşamada dikkate alınmalıdır.
Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın bozulmasına, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy