(4077 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.03.2005 tarih ve 2001/757-2005/197 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.11.2006 gününde davacılar avukatı Murat Karabuluk ile davalı avukatı Canan Işık gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkili Tuncer'in 14.02.2001 tarihli destek kredisi sözleşmesi ile davalı bankadan 300.000.-USD bedelli 60 ay vadeli konut destek kredisi aldığını, diğer davacıların krediye kefil olduklarını, davalı bankanın krediye sözleşme tarihinden itibaren faiz işlettiğini ve ilk taksidini de henüz krediyi kullandırmadan 14.03.2001 tarihinde tahsil etmiş olmasına rağmen, ipotek işlemlerinin devam etmesi nedeniyle 19.03.2001 tarihinde kredinin TL. olarak ödendiğini, sözleşme tarihinde 1 USD=664.864.-TL. olduğunu, kredinin ödendiği tarihte 993.163.-TL'na yükseltildiğini, bu durumda ödeme tarihinde 300.000.-USD'nin karışlığı 297.948.900.000.-TL. olduğu halde kendisine 199.456.269.160.-TL. ödeme yapıldığını, aradaki 98.492.630.840.-TL. farkın ödeme tarihi itibarıyla 99.170.-USD olduğunu, davalı bankanın henüz kredi işlemleri tamamlanmadan, teminat ipoteği tesis edilmeden krediyi TL. olarak ve hesaba blokaj uygulayarak yatırmış olmakla basiretli tacir gibi davranmayı davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek, 99.170.-USD'nın geri ödemeden tenkis edilmesi, yada bu tutarın zarar olarak 14.02.2001 tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; davacı Turcer'in bankadan dövize endeksli TL. kredisi kullandığını ve 14.02.2001 tarihli talimatı ile de kredi tutarının TL. olarak ödenmesini istediğini bu nedenle davacının talimatı tarihinde ödeme yapılmış olması karşısından bankanın herhangi bir gecikmesi bulunmadığını davacının da TL. olarak virman edilen parayı çekincesiz olarak hesabından çektiğini, bankacılık uygulamasında da kredinin müşteri hesabına geçirilip, ipotek tesis edilinceye kadar müşteri hesabına bloke konulduğunu, ipoteğin kurulmasının paranın fiilen kullanılmasının ön şartı olduğunu, ipoteğin geç tesisinin de davacının taşınmazın değerini düşük bulması nedeniyle yeniden ekspertiz incelemesi yapılması gerektiğinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; yanlar arasındaki temel ilişkinin konut destek kredisi ilişkisi olduğu ve sözleşmenin 14.02.2001 tarihinde imzalandığı, gerek bu tarih gerekse dava tarihi itibarıyla bu kredinin tüketici kredisi olmadığı, bu nedenle 4077 sayılı Yasa'nın 06.03.2003 tarih ve 4822 sayılı Kanun'un 3/c maddesinde yapılan değişiklik konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallara ilişkin hukuki işlemlerin Tüketici Yasası kapsamına alınmış olmasının Yasa'nın yürürlüğü tarihiden önceki ilişkilerde uygulanmasını gerektirmediğinden işin esasına girilmesi gerektiği, davacının sözleşme tarihinde bankaya verdiği talimat ile kredi hesabından cari hesabına 204.480.000.000.-TL'nin virman yapılmasını istediği, bankanın bu talimata göre vergi ve masrafları keserek hesaba virman yaptığı, ancak kredi sözleşmesinin 3-1. maddesi gereğince ipotek işlemleri tamamlanıncaya kadar hesaptaki paraya bloke koyduğu, davacının bloke devam ederken ilk taksidi ödediği ve krediyi çekincesiz olarak tahsil ettiği, ipotek işlemlerinin uzamasında davalının kusurunun bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava konut destek kredisi ilişkisine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 4077 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde, 6.3.2003 tarihinde 4822 sayılı kanunla yapılan değişiklik ile konut kavramı, mal kavramına dahil edilmekle, konut kredisi, 10 uncu maddede düzenlenen tüketici kredisi kapsamına alınmış olup, bu durumda, aynı kanunun 23/1 inci madde hükmü karşısında bu davaya bakmak, tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir.
Mahkemece, karar gerekçesinde kredinin kullandırıldığı ve davalı bankanın kredi sözleşmesi ile yüklendiği edimi ifa ettiği tarihin Tüketici Yasası'nda yapılan değişiklik tarihinden önce olduğu gerekçesiyle somut uyuşmazlıkta değişikliğin uygulanmayacağı belirtilerek işin esasına girilmiş ise de, mahkemenin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetileceğinden bu davaya bakmak görevi Tüketici Mahkemesine aittir. O halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilip, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy