(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uşak Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.01.2005 tarih ve 2002/581-2005/3 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılardan Tahsin Yılmaz vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilince, TTK. 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açılan rücu davasında, mahkemece davanın davalı Tahsin Yılmaz bakımından kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı davacı vekili ile davalılardan Tahsin Yılmaz vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış ve davadan önce alınan delil tespit raporu dosyaya konulmuş ise de bu raporlardan mahkemece Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, gerek kaza tespit tutanağında ve gerekse düzenlenen raporlardaki krokilerde, davalı aracın kavşaktan içeriye doğru 25 metre girdikten sonra ve davalı aracın şeridinde kazanın oluştuğunun belirlendiği ve alınan ilk rapor ve delil tespit raporu ile kaza tespit tutanağında, davacıya sigortalı aracın şerit ihlali yaptığı belirtildiği halde, hükme esas alınan ATK. raporunda şerit ihlalinden hiç bahsedilmediğinden, bu rapor hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
Öte yandan, ilk raporda davalı araç sürücüsünün %30 sigortalının %70 oranında ve delil tespit raporunda da tarafların %50'şer oranda kusurlu oldukları belirtildiği halde, hükme esas alınan ATK. raporunda, davalı araç sürücüsü %70, sigortalı araç ise %30 oranında kusurlu bulunmuştur. Buna göre, hükme esas alınan bu rapor ile önceki raporlar arasındaki çelişki giderilemediği gibi, daha önemli ölçüde çelişki oluşturulmuştur.
Bu durumda, mahkemece, başka bir bilirkişiden yada bilirkişi heyetinden, özellikle krokilerdeki kaza yeri ve şekli dikkate alınarak, dosyadaki raporları da değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran, çelişkileri giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de dava dilekçesinde, ödenen 4.500.000.000.TL. toplam hasar bedelinin tazmini istenildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 4.527.880.000.TL. olarak belirlenen hasarın %70 oranı üzerinden hüküm kurulmuş olup, HUMK. nun 74. maddesi hükmünde yazılı taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde talep aşılarak, hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılardan Tahsin Yılmaz vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün anılan taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy