(2004 S. K. m. 67) (3095 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 104)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.03.2005 gün ve 2003/335-2005/84 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı iken güveni kalmaması sebebiyle aidat ödemeyi kesen müvekkilinin ihraç edildiğini, aidat alacağına ait olarak başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ayrıldığı yıl bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra aidatın isteyebileceğini, takibe itiraz sonrasında 27.12.2002 gününde müvekkilinin iyiniyetli olarak davacıya 500.000.000.-TL ödeme yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 17.04.2000 günlü ihtarname ile ihraç edildiğini öğrendiği, 2000 yılı bilançosunun 21.01.2001 günlü genel kurulda onaylandığı, davacı alacağının 21.02.2001 gününde muaccel olduğu, davacının davalıya toplam aidat ödemesinin 1.307.000.000.-TL olduğu, faiz miktarının ise taleple bağlı kalınarak 1.057.000.000.-TL olduğu gerekçeleriyle, takibin toplam 2.364.000.000 TL üzerinden devamına, takip gününden itibaren 3095 sayılı kanunun 1/1 maddesi uyarınca faiz istenebileceğine, davalı ödemelerinin icra müdürlüğünce mahsubuna, %40 oranında hesaplanacak inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif ortağının aidat alacağının tahsiline ait başlattığı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu`nun 104/son madde ve fıkrası uyarınca, gecikme faizine faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, itirazın iptal edilmesine ve takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamına tekrar faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş, bu suretle açıklanan madde hükmü ihlal edilmiş olduğundan, mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazların kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy