(657 S. K. m. 164) (818 S. K. m. 158)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.11.2004 gün ve 2003/1132-2004/1163 sayılı kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı Bakanlığa bağlı okul arasında, kurum personel maaş ve ücretlerinin müvekkili aracılığı ile ödenmesi hususunda 15.02.2001 günlü protokol ve protokol eki taahhütname imzalandığını, protokolün feshi halinde taahhütname göre, cezai şart ile kuruma bağış olarak verilen miktarın geri alınacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiği durumda davalının protokolü tek taraflı olarak feshettiğini, protokolden kaynaklanan borcun ödenmesi için gönderdikleri ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalıya verilen 550.000.000. TL. ile cezai şart bedeli 1.57.350.000.TL'nin faizli ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hiçbir devlet memurunun devleti borç altına sokacak sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, bakanlıktan izin ve onay alınmadan yapılan sözleşmenin geçerli olmadığını, idarenin pasif husumetinin bulunmadığını, doğumu ve mevcudiyeti asıl borcun doğumu ve geçerliliğine bağlı, bağış olarak verilen meblağın geri alınmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, 657 Sayılı K.nun 527 Sayılı KHK. ile değişik 164. maddesi ile aylıkların bankacılık sistemi ile gerçekleşmesi için gerekli düzenlemeyi yapmaya Maliye Bakanlığının yetkili kılındığı, bu konuda çıkarılan tebliğlerin kurumlar ve bankalar için bağlayıcı olduğu, bu konuda 14.01.2003 gün 6 sıra no.lu genel tebliğ ile 31.12.2003 gününe kadar yayınlanmış olan genel tebliğlerin yürürlükten kaldırıldığı, tebliğlerde bakanlığı borçlandıracak taahhütname imzalanacağı, bağış alınacağı konusunda hüküm bulunmadığı, okul müdürlüğüne valilikçe de davacı banka ile dava konusu sözleşmeyi yapma konusunda yetki verilmemiş olduğu, tahakkuk dairesinin yalnızca maaşın ödenmesi konusunda sözleşme yapabileceği, bu halde davacı ile okul arasında yapılan ve bağış kabul etmeye ait hükümler taşıyan sözleşmenin geçerliliğinin olmadığı, imzalayan kişilerin kişisel sorumluluğunu gerektirdiği, bakanlığı bağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin cezai şart bedelinin tahsili istemine yönelik ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı bakanlığa bağlı okulun personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılığı ile ödenmesine ait yapılan protokol ve taahhütname uyarınca cezai şart ve yapılan bağışın iadesi istemine ilişkindir.
Davacı banka, davaya konu taahhütname kapsamında okula nakit bağış adı altında ödeme yaptıklarını ileri sürerek, bu ödemeye ait banka dekontu sunmuştur. Davacı tarafından ibraz edilen bu dekont okunaklı olmayıp, kime, ne miktar ve hangi tarihte ödeme yapıldığı belirli değildir. O durumda mahkemece bu dekontun okunaklı bir suretinin getirtilmek suretiyle, bağış olarak verildiği iddia edilen para, okula ödenmiş ise envanter kayıtlarına girip girmediğinin belirlenerek, bu paranın okul kayıtlarına intikal etmiş bulunması halinde, davacı bankanın bu bedeli talep etmekte haklı olduğunun kabulü, aksi durumda para okul müdürüne veya okul koruma derneği gibi farklı bir tüzel kişiliğe ödenmiş olması halinde, ödenen kişi veya tüzel kişiliğin bundan sorumlu olacağının kabulü gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy